03 Mayıs 2010

Sertab on gün hiç uyumadı

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 03:27

Ünlü popçu insomnia (uykusuzluk) hastalığına tutulmuş

ÜNLÜ sanatçı Sertab Erener’in gözüne uyku girmiyor. İki hafta önce Amerika’dan dönen Erener, insomnia (uykusuzluk) hastalığına yakalandı. 10 gün boyunca hiç uyuyamayan ünlü sanatçı, çaresizlikten 11’inci gün kullandığı hapların dozunu artırdı ve uykuya daldı. Amerika turnesi sonrasında Türkiye’ye geldikten sonra bir türlü uyuyamadığını belirten Sertab Erener, şunları söyledi:

“Hiç iyi değilim, çok yoruldum. Belki psikolojik yardıma ihtiyacım var, belki de fiziksel bir şey… Hiç anlamadım. Ancak ilaçlarla uyuyabildim. Doktora gideceğim. Umarım önemli bir şey değildir.” Tıpta yeterli sürede ve dinlendirici uyku uyuyamama hastalığına ‘insomnia’ adı veriliyor. Hastalığın varlığı süresince uyku saatlerinde düzensizlik ve erken uyanma gibi belirtiler gözlemleniyor.

alıntıdır

16 Nisan 2010

Hem konser hem tatil

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 22:56

Sertap Erener ve sevgilisi Demir Demirkan yorulmak bilmiyor

Sevgilisi Demir Demirkan ile birlikte hazırladıkları “Painted On Water” albümü için bir süre önce ABD’ye giden şarkıcı Sertap Erener bugün yurda döndü.

THY’nin tarifeli seferiyle bugün New York’tan İstanbul’a gelen şarkıcı Sertap Erener ve sevgilisi Demir Demirkan, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. 40 günde boyunca 17 Amerikan şehrini dolaştıklarını ve 15 televizyon programı katıldıklarının belirten Erener bu süre içinde 4 konser verdiklerini söyledi.

Sertap Erener, “Bunu Türkiye de ilk biz yaptık. Konserlerle birlikte 23 şehir gezdik. 5 bin kilometrenin üzerinde erinde yol yaptık. İki gün sonra yeni albüm için stüdyoya gireceğim. Albüme başlamıştım ancak bu turne araya girdi. Onu bitireceğim. Albüm Mayıs ayı ortasında çıkacak. Ekim ayında tekrar Amerika’ya gideceğiz Bu sefer 20 konser planladık. Her akşam konser yapacağız. Bu sefer 2 ay kalacağız. Amerika için bir de christmas şarkısı yazacağız” dedi. Demirkan ise “AŞK” şarkısının sözlerini İngilizceye çevirip yeni bir single çıkardıklarının söyledi.

alıntıdır

15 Mart 2010

Sertab ve Riol kızları RTÜK masasında

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 14:00

Sertab Erener’in ‘’Açık Adres” klibi ve Rio kızlarının bikinilerini RTÜK gündeme aldı

Ünlü sanatçı ve Eurovision şarkı yarışması birincisi Sertap Erener, RTÜK’ten ceza almaktan zor kurtuldu. RTÜK, Sertap Erener ve sanatçı Altay’ın iki ayrı klibinde, erotik görüntüler ve Rio karnavalına katılan bikinili kızların yer alması nedeniyle uyarı cezası vermek istedi. Ancak oy çokluğu ile cezaya gerek görülmedi.

RTÜK’ün son toplantısında Sertab Erener’in ‘’Açık Adres’’ ve Altay’ın ‘’Sana Bayılıyorum’’ şarkılarının klipleri değerlendirildi. Toplantı sonucu, NR-1 TV ile Kral TV’ye bu kliplerden dolayı cezaya gerek görülmedi.

‘’CİNSEL TAHRİK VAR’’

Ancak RTÜK Başkanvekili İlhan Yerlikaya, kliplerin ‘’ Çocuk ve gençlerin fiziksel, ruhsal ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden olduğunu’’ belirterek ceza istedi. Yerlikaya, Altay’ın klibinde yer alan dansçı kızların, ‘’Çok yakın çekimlerle ve erotik görüntüler eşliğinde defalarca ekrana getirilip, insan bedeninin cinsel tahrik unsuruna indirgendiğini’’ öne sürerek karşı oy kullandı.

Yerlikaya bir süre önce de Show TV’de yayınlanan ‘’Melekler Korusun’’ adlı dizide, sanatçıların elinde bira şişesi göründüğü, Pepsi Max reklamında da Aysun Kayacı’nın ‘‘Şehvetli biçimde öpüştüğü’’ gerekçesiyle ceza istemiş, ancak kurul bu istemleri reddetmişti.

alıntıdır

12 Mart 2010

Bakan teşekkürü geldi

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 02:26

Erener, mekânda sigara içen dinleyicilerine “Sigara sağlığıma dokunuyor’ tepkisi göstermişti

GEÇTİĞİMİZ günlerde İzmir’deki Lou Jain Club’da sahneye çıkan Sertab Erener, mekânda sigara içen dinleyicilerine “Sigara sağlığıma dokunuyor, gidin dışarıda için” diyerek tepki göstermişti.

Ünlü şarkıcı, bu tavrıyla Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın takdirini kazandı. Akdağ, “Dumansız Hava Sahası Kampanyası” çerçevesinde kapalı mekânlarda sigara içilmemesi konusunda gösterdiği hassasiyet sebebiyle Erener’e bizzat teşekkür etti, onun diğer sanatçılar ve toplum tarafından örnek alınması gerektiğini belirtti.

alıntıdır

01 Mart 2010

Sahneyi Terk Etti

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 03:46

Hafta sonu Lou Jain Club konser veren Sertb Erener sigara dumanından rahatsız olunca sahneyi terk etti.

Sigara dumanından rahatsız olup dinleyenlerini uyaran sanatçıya bazı müşteriler alkışlar ile destek verirken, bazı tiryakiler gizli gizli sigara içmeye devam etti. Durumu farkeden Sertab Erener sinirlenerek sahneyi terk etti. Kısa bir süre sonra sahneye geri dönen ünlü şarkıcının yüzünde ki kızgın ifade dikkatlerden kaçmadı. Dinleyenlerini bir kez daha uyaran sanatçı; “Sigara sağlığıma dokunuyor ve beni fazlasıyla rahatsız ediyor. Daha önce de aynısı oldu. Lütfen sigaralarınızı söndürün ya da gidin dışarıda için. Şurada bir saat içmeden duramıyor musunuz. Farz edin ki uçağa bindiniz ve uçakta konser var. 1,5 saat boyunca sigara içmemeniz gerekiyor. Eğer bu şekilde devam edersek çok gergin bir gece yaşarız. Ne ben eğlenebilirim ne de siz” dedi. Konuşmanın ardından şarkılarını söylemeye devam etti.

alıntıdır

25 Şubat 2010

Evlenmem diyor ama..

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 01:00

İzmir’de düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir 4. Gelinlik Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nda Sertab Erener, gelinlikle sahneye çıktı.

Fuar kapsamında Privenuptia firmasınca defile düzenlendi. Koreografisini Uğurhan Akdeniz’in hazırladığı defilede, profesyonel mankenler podyumda Privenuptia’nın 2010-2011 gelinlik ve abiye koleksiyonu, özel konuklarının beğenisine sunuldu.

Defilenin finalinde Sertab Erener, firmanın 2010 koleksiyonunda bulunan ”Aşkın Masumiyeti” isimli kaz tüyünden hazırlanmış gelinlik ile sahneye çıktı. Dört şarkı seslendiren Sertap Erener’e defileyi izleyenler de eşlik etti.

Sertab Erener, izleyicilere dönerek, ”Bakın yarınki gazete manşetlerine. Demir’i aradım, ‘hemen gel, yoksa burada birini bulup evleneceğim’ dedim. Güzel olmuş mu?” dedi.

Erener, konuklardan büyük alkış aldı.

Defilenin sonunda Sertab Erener, firmanın fuardaki standını da gezdi.

alıntıdır
kaynaka : habertürk

Loujain’de eğlence daha da kışkırtıcı

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 00:56

Loujain’in açıldığı günden bu yana düzenlediği konsept partiler çok beğeniliyor.

Yeni organizasyonlarla da ses getiren Loujain’de Playboy Late Night Party, Fashion 2010 Super Models Party ve Barbie’s and Parties büyük ilgi gördü. İzmirlilere sunduğu performanslarla memnun eden gözde mekan 26 Şubat Cuma gecesi Sertab Erener’i konuk ederek, muhteşem bir geceye daha imza atacak. 5 Mart gecesi Burhan Öçal, DJ Murat Uncuoğlu ve Altın Kızlar performansı ile bütünleştirmeye hazırlanan Loujain, her cuma farklı organizasyona ev sahipliği yapmayı sürdürecek.

alıntıdır

18 Şubat 2010

DEMİR DEMİRKAN İLE OLAN İLİŞKİSİNİ ANLATTI

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 01:40

Sertab Erener ve uzun süredir birlikte olduğu sevgilisi Demir Demirkan, birbirlerinde en çok sevdikleri özellikleri anlattı.

Uzun süredir birlikte olan ünlü çift Sertab Erener ve müzisyen Demir Demirkan, geçtiğimiz akşam “Kırmızı Ödülleri” törenindeydi. Ayakligazete.com’un haberine göre, kardeşi Serdar Erener’le evlenen Nil Karaibrahimgil’i izlemeye gelen Sertab Erener, sevgilisi Demir Demirkan’la ayakligazete.com’a konuştu.

“Demir deyince aklıma iyi kalbi geliyor”

25 Şubat’ta yeni maxi single’ı “Aşktan Öte”yi piyasaya çıkaracak olan Demir Demirkan, “Aşık olduğunda dünyanın durduğunu, aşktan öte bir şey olmadığını anlatıyorum” diye konuştu. Sertab Erener deyince aklına ilk ne geldiği sorulan Demir Demirkan, “İlk sesi geliyor” dedi. Buna cevaba karşılık, “Ben daha çok şey sayacağım” diyen Sertab Erener, “Demir deyince aklıma sesi, müzisyenliği ve iyi kalbi geliyor” diye konuştu.

alıntıdır

06 Şubat 2010

Elif Şafak ve Sertap Erener bir araya gelirse : İşte sonuç!

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 09:31

Birlikte yaşadığımız erkekler konusunda ikimiz de şanslıyız…

Duyguların derin sularına dalan iki kadın… Biri şarkılarıyla sızıyor ruhumuza, diğeri romanlarıyla… İkisinin de yarattığı etki, kitleler üzerinde çok güçlü. Ama duyguların çok derin sularına dalmak, bir vurgun yeme riskini de bulundurmaz mı? Karlı bir öğleden sonra, Four Seasons’a doğru giderken aklımda olanlar bunlardı. Ama biz üç kadın, hoş bir odada, bir masanın etrafında buluşunca, cümleler aldı başını gitti. Hava karardı, sözler bitmedi. Aşktan, hayal kırıklıklarından, hayallerden ve erkeklerden de konuştuk… Aşkla ilgili Elif Şafak’ın gülümseyerek söylediği cümleye çok güldü Sertab Erener ve onayladı. “Sertab’la ikimizin en şanslı olduğumuz konulardan biri, birlikte olduğumuz erkekler,” dedi Şafak, “İkimiz de uzaylı tabir ettiğimiz erkeklerle birlikteyiz…” Maneviyatın kuvvetli olduğu, sadece yaratmak ve üretmekle sınırlı kalmayan, küçük kadınca şeyleri de paylaştıkları bir dostlukları var Elif Şafak’la Sertab Erener’in. Sohbetin sonunda, yıllar sonra gelişen bu dostluğun hiç tesadüfi olmadığına, birlikte çok önemli şeyler yapacaklarına inandım.

ELİF ŞAFAK
Kimsenin kimseye alınmadığı, herkesin rahat, mütevazı, kendisi olabildiği bir ortamı yaşıyoruz birlikte. Sertab’la ikimizin ortak noktası mistisizm. Bir de enerjini, vaktini kendini geliştirmeye yöneltmek. Hani oturup insanlarla dedikodu yapmaya, negatif enerji üretmeye değil… Affedememek inanılmaz bir yük. Yani öfke de bir yük, kızgınlık da bir yük. Hayata devamlı kızgın olmak nasıl bir yük insanın üstünde… Onları attıkça işte insan özgürleşiyor, gençleşiyor. Gelinlik giymedim. Ben ‘Asla evlenmem,’ diyen biri olarak evlendim, onun için aslalarla konuşmamayı öğrendim.

SERTAB ERENER
Orta yaşta, çok sıkı sıkıya dostluklar kurabilmek zordur. Ama biz Elif’le öyle bir yakınlık bulduk birbirimizde. Elif kendi hayatını ve kendi kalbini açıp, o kitaplarda bize kendi dünyasını anlatıyor. Egomuz var tabii, ama onunla nasıl başa çıktığın, nasıl yönlendirdiğin, nasıl idare ettiğin önemli. İşte o noktada biz ikimiz de ünle pek ilgilenen insanlar değiliz. Bir demo yaptığımda hemen Elif’e dinletiyorum. Fikrini alıyorum, Elif’e diyorum ki, ‘Hadi birlikte bir şeyler yazalım.’ Yapacağız inşallah. Krishnamurti’nin İlişki Üzerine diye bir kitabı vardı. Onu hatmettim ve hayatla olan ilişkimi kurarken, hayatla her gün yeniden tanışıyormuş gibi, kafamdaki kayıt mekanizmasını unutup sıfırdan başladım.

- Ne zaman başladı bu dostluk?
- E.Ş: Bizim aslında biraz daha geniş bir dost grubumuz var. Özel görüşmenin dışında bir grubun parçası olarak çok bir araya geliyoruz.
- S.E: Dost meclisimiz var Elif’in dediği gibi, ama ben Elif’i, yazdığı kitaplardan da onun bütün dünyasını okuyan ve bilen biri olduğum için ilk tanıştığımız andan itibaren böyle yaşlılık demeyeyim de süregelmiş bir dostluk hissettim. Elif kendi hayatını, bütün kalbini ve gönlünü açıp, o kitaplarda bize kendi dünyasını anlatıyor. Onun bütün kalbini, gönlünü biliyorum kitaplarından. Kendimi çok yakın hissediyorum ona. Duruluğu, dil yeteneği müthiş. Elif’i ilk gördüğüm andan itibaren sanki onu yıllardır tanıyormuşum gibi geldi.

- Aynısı mı oldu size de?
- E.Ş: Sanki zaten önceden beri tanışıyorduk, bugün de devam ediyoruz arkadaşlığımıza. Onun için siz ‘Dostluğunuz ne zaman başladı?’ diye sorduğunuzda ben kalakaldım. Kafamda bir başlangıç duygusu yok, öyle bir milat yok.

- İki ünlü yaratıcı kadının iyi arkadaş olması, pek rastlanılan bir durum değil bizim ülkemizde…
- S.E: Ego çok önemli bir şey, ego olmasa dünyada yaşadığımız hiçbir şeyi yapamazdık. Var oluşumuzun nedeni o; onu sevip, koruyup, okşamalı ama ‘ünlü’ kelimesi bizim peşinde olduğumuz bir şey değil. Bizim dost meclisimizde de çok değerli insanlar var. Hepimiz aynı ortak yerde buluştuk. Bazen esprilerimizin dozu diğer insanlara göre pek ağır kaçabiliyor, ama bizim mecliste kimsenin pek umurunda olmaz.
- E.Ş: Kimsenin kimseye alınmadığı, herkesin rahat, mütevazı, kendisi olabildiği bir ortamı yaşıyoruz birlikte. Kimse aşırı alınganlıklar göstermiyor. Hakikaten kalpler üzerine kurulu bir topluluk olduğu için.

KENDİNİ İÇERİDEN İYİLEŞTİRMEN GEREK
- Kimler var bu dost meclisinde?
- S.E: Bunu fazlaca konuşmayı sevmiyoruz ama abim (Serdar Erener) var, Nil (Karaibrahimgil) var, Sinan Çetin var. Birçok insan var…

- Birbirinize tavsiyelerde bulunuyor musunuz, roman ve şarkıların yazılma aşamasında?
- S.E: Tabii ki, çok hem de. Bir demo yaptığımda, Elif’e dinletiyorum. Fikrini alıyorum, Elif’e diyorum ki, ‘Hadi birlikte bir şeyler yazalım,’ Yapacağız inşallah.

- Var mı birlikte projeniz?
- E.Ş: Var. Türkiye’de birbirimizi fazla yıpratıyoruz. Çok didikliyoruz. Oysa biz iki kadın, birbirimizden güç alıyoruz. Bu, çok önemli bir şey. Beraber yaratabileceğin şeylerin güzelliğini görüyorsun, ayrı ayrı yarattığın şeylerin güzelliğini görüyorsun. Öbür taraftaki o hırçınlıktan mümkün olduğunca uzak duruyorum.

- İkiniz de 40′a yaklaşıyorsunuz değil mi?
- E.Ş: Evet.
- S.E: Ben geçtim ayol, 44 yaşındayım! Hatta 45… İnsanı yaşlandıran şey, korkular. Bence iyileşme içeriden geliyor. İçeriden kendini iyileştirmen lazım; kafaca, kalpçe… Ben de sanırım biraz da onun dışarıya yansıması var.

- Hangi korkular bitti sizde?
- S.E: Hastalık ve ölüm korkusuyla boğuştum. Çünkü 11 yaşında gerçekten ciddi hasta olunca, sağlıklı bir kız çocuğu gibi yaşayamıyorsun. Hep olmazlar, korkular, yasaklar. Yemek konusunda bile… Şimdi teşekkür ediyorum ülseratif kolite… İyi ki de olmuş. Kendimi onun sayesinde büyütebilmişim.

- Elif Şafak’ı ne büyüttü hayatta?
- E.Ş: Aşk’ı yazarken de kafamı kurcalayan bir şeydi. Hayatımızdaki bu eksiklikler, bu boşluklar, aslında hiçbir zaman sıfır olarak girmiyor o sürece. Hep bir artı olarak giriyor. Çocukluğuma dönüp baktığımda çok içe dönük, çok yalnız bir çocukluk görüyorum: ‘Şu anda buradayım, yarın buradan gideceğim. Yarın bavulumu alacağım başka bir yere gideceğim…’ Bunun verdiği müthiş bir cesaret ve açıklık da oldu ama belli bir yıpranma da oldu. Babamı ve kardeşlerimi görmeden büyüdüm. Bu bende bir boşluk hissi yarattı. Ama uzun vadede onlar da bana birer artı olarak dönmüş. Tabii ki alıp götürdüğü şeyler de çok.

AFFETMEYİ ÖĞRENDİKÇE GENÇLEŞİYORUZ
Kızdığınız insanları zamanla affedebildiniz mi ikiniz de?
- E.Ş: Bence herkes affetmiyor ama insanın aşamaları var, geçmişle ilişkilerimiz zamanla değişiyor. Yani geçmişle ilişkilerimiz yeniden yazılıyor aslında. Tek seferde yazdığınız bir şey değil geçmiş.
- S.E: Aslında yeniden yazsak iyi olur, hani geçmiş dediğin şey senin kaybettiklerin ya bir şekilde… Onlar bir basma kalıp haline geldiğinde, değişmezler haline geldiğinde yaşlanıyorsun bence. Asıl yaşlılığın tarifi benim için o. Değişmeyen, esnemeyen bir kalıp.
- E.S: Affedememek inanılmaz bir yük. Yani öfke de bir yük, kızgınlık da… Devamlı kızgın olmak hayata, nasıl büyük bir yük insanın üstünde. Affetmeyi öğrendikçe gençleşiyoruz.

- Birbirinizden ne öğrendiniz? Birbirinize yönelik eleştiriler yapıyor musunuz?
- E.S: Sınır yok, her şeyi konuşuyoruz biz.
- S.E: O kadar zamansız bir yerde duruyoruz ki, dünyevi şeylerle çok fazla ilgilenmedik. Bu alışverişler bizim konumuz olmadı hiçbir zaman.

alıntıdır

04 Şubat 2010

Sertap Erener zor anlar yaşadı

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 01:32

Berrin Şeker Civil’in sunduğu Berrin’le Gecenin Rengi’ isimli programa katılan Sertab Erener, duygu dolu anlar yaşadı.

Berrin Şeker Civil’in sunduğu Berrin’le Gecenin Rengi’ isimli programa katılan Sertab Erener, duygu dolu anlar yaşadı.

Yakın dostu ünlü yazar Elif Şafak’ın kendisi için yazdığı mektupta “Onu üç kelime ile anlatmamı isteseler sadelik, duruluk ve içtenlik derdim. O bir su damlası gibi durudur…” diye başlayan cümlelerin sonunda Erener, ağlamamak için kendini zor tuttu.

alıntıdır

Locations of visitors to this page Toplist