04 Haziran 2010

“Yaşanan hiçbir şey boşa değil”

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 02:59

Baba olmak Emre Altuğ’a yaramış…

Emre Altuğ zaten heyecanıyla, yaptığı her işi sevmesiyle, ışıltısıyla başlı başına ilham veren bir adam. Ama asıl ışıltılı Emre Altuğ taze çaylarımız gelip Dokuz Sekiz Müzik’ten çıkan yeni single’ı “Emre Altuğ’DAN”ı dinleyip, bir yandan oğlu Kuzey’den bahsederken belirdi.Single’daki iki şarkı, son zamanlarda dinlediğim en iyi iki pop şarkısı, Emre Altuğ da bunun farkında. zellikle de “Sev Diyemem” şarkısı. Yani baba olmak Emre Altuğ’a yaramış.

Biz albüm beklerken single çıkardınız, neden böyle oldu?
Aslında albüm yapmak için yola çıktım. Onun çalışmaları da devam ediyor bir yandan. Fakat yaz aylarına yetiştiremeyeceğimizi fark ettik. Öyle olunca bir anda dan diye karar verdik ve hemen çok sevdiğim iki parçayı single olarak paylaşmak istedim. Single’ın adının “Emre Altuğ’DAN” olmasının nedeni de bu. Hem Emre Altuğ’dan hem de böyle “dan diye” bir anda single kararı verdiğimiz için. Bence daha iyi oldu. Bir de şöyle bir durum da var; single olunca parçalar harcanmıyor. Benim bundan önceki albümlerimde bir iki parça vardır ki; klip çekmediğimiz için harcanmıştır. Ben hepsine klip çekmek istiyorum.

Baba olmanın müziğinize etkisi oldu mu?
Olmaz mı? Belki de albümün yetişememesinin sebeplerinden en önemlisi o. İlk başta konsantrasyonumu darmadağın etti. Bir döneminiz şok içinde, bebeğe konsantre olarak geçiyor. Sonra tekrar işime yoğunlaştığımda albümü yaza yetiştiremeyecek durumdaydım. Yani böyle bu durumun sebeplerinden biri Kuzey. Ama bununla beraber, hayatıma öyle bir şey kattı ki; bunun ne kelimelerle ifadesi mümkün ne mimikle ne de jestle. Bir de Kuzey’in çok kısmetli geldiğini üşünüyorum. Bütün yaptığımız işler son bir senede çok iyi gitti. Bu albüm de biraz onun kısmeti. Onun doğumunun birinci yılına denk geliyor “Emre Altuğ’dan” albümü.

Oğlunuz için yaptığınız şarkı var mı?
Single’da yok tabii ama yaptım ve belki albüme yetişebilir.

Ninni şarkı söylediğiniz oluyor mu Kuzey’e?
Tabii ki! Her türlü şarkıyı söylüyorum. Göbek havası da çiftetelli de söyledim, Ali Baba da söyledim, kendi şarkılarımdan da söyledim. Ona şarkı olsun yeter ki! Her çocuk müzik sever. Bir anda dikkatini çekiyor. Doktoru da “Mümkün mertebe çok müzik dinletin” dedi çünkü müzik, melodiler zekâsının, algılamasının gelişmesini sağlıyor.

Baba olmak sizi nasıl değiştirdi?
Kendimi dışarıdan göremediğim için onu tam bilemiyorum tabii. Ama şunu söyleyebilirim ki; daha toleranslı biri oldum. Çünkü daha önce kimse beni uyandıramazdı! Uyandıran üzülür! Ama Kuzey olunca kural bozuluyor. Uyuyalı 1.5 saat de olsa, sabahın beşi de olsa, uyanıyorum ve bir anda kendimi onunla oynarken buluyorum. Çok enteresan bir şey bu.

BUGÜN İLK KEZ BABA DEDİ
Sizinle en son konuştuğumuzda Çağla Hanım henüz hamileliğinin sonundaydı ve o dönem biraz gergindiniz…
Kim gergin olmaz ki? Ama çıktı rahatladık! Hakikaten gergin bir dönem, o dönem, neler olacağını, neyle karşılaşacağını bilmiyorsun. O dönemi atlattık neyse ki. Bambaşka bir dönemdeyiz. Hatta bugün “Baba” demeye başladı. Tabii “da-da” “ba-ba” diyor. “Ne yapayım ben böyle babayı, bana bir hal hatır sormadıkça” dedim. Ben Kuzey’in baba demesinden çok, beraber bir şeyler paylaşarak gezdiğimiz tozduğumuz zamanı hayal ediyorum.

Peki daha fazla çalışayım, çocuğumun geleceğini daha çok garantiye alayım gibi duygularınız var mı?
Var tabii. Her şey onun üzerine dönmeye başladı. Onun hayatı önemli. Ona banka hesabı açalım, bir yer alalım, ileride prim yapar, oğlumuzun işine yarar diye
düşünmeye başlıyorsunuz. Bunlar engellenebilir şeyler değil, refleks gibi oluyor. Şimdi anne-babamı daha iyi anlıyorum.

En son konuştuğumuzda “hamile kadın delidir” demiştiniz. Değişti mi bu fikriniz?
“Delidir” demedim, “Deli kabul etmek gerekli” dedim. Yani çok normal değil tabii. İç organlarının yeri ve hormonların değişirken ruhun değişmemesi gibi bir şey söz konusu değil. Bir de loğusa dönemi var ama neyse ki biz onu çok sorunlu atlatmadık. Çok sakindi Çağla genel olarak. Dolayısıyla şimdi Kuzey de çok sakin, munis ve güler yüzlü bir çocuk.

“HASRET AŞKTAN HEDİYE”
Çıkış şarkısını neye göre seçtiniz?
Soner Sarıkabadayı bana bir şarkı dinletti. Güzeldi ama çok içime sinmemişti. Sonra o şarkıyı başkasına verdi. Ben de madem o parçayı başkasına verdin, bana başka parça yapacaksın dedim. Böylelikle bana özel bir parça yapılmış oldu. Bu çok daha benim içime sinecek bir parça olmasını sağladı “Çifte Kavrulmuş”un. Çok sevdiğim bir iki laf var bu şarkıda. Mesela “hasret aşktan hediye”… Tam son döneme uygun, trendy bir pop şarkısı. Ama derin ve kaliteli. Soner’de en sevdiğim şeylerden biri bu, tüm anlattıklarında bir derinlik var.

İçinde biraz Türk müziği etkileri var…
Girişte ud çaldırdık, o da işi Türkleştiriyor. Zaten bizim Türkiye’de yaptığımız Türk popunu yürütmek, yönlendirmek. Arabesk müzikle pop arasında kalmış bir pop anlayışı var memleketimizde. Biz Batı’ya yönelik bir sound’la sıcak melodiler yakalamaya çalışıyoruz. Müziğimizi Boğaz Köprüsü’ne benzetiyorum. Asya da Avrupa da var.

“SEV DİYEMEM” KLASİK OLABİLİR
“Çifte Kavrulmuş” da güzel ama “Sev Diyemem”i daha çok sevdim, hemen dilime dolandı…
Gülşah Tütüncü’nün şarkısı bu. Neredeyse 30 şarkısını dinledim ama aradan bunu seçtim. Bu parçada çok acayip bir hava var. Gelip geçici değil, klasik olabilecek bir şarkı. Eski Türk Filmleri’ndeki hâlâ dinlediğimiz şarkılar gibi. Şarkıyı kimin olduğuna bakmadan dinleyenler eski bir şarkının cover’ı bile zannedebilirler. Bana da en cazip gelen tarafı bu oldu. Tam bir kavuşamama ve aşkına karşılık alamama hikâyesi. “Çifte Kavrulmuş” daha çok pop dinleyenlerin şarkısı olsa da “Sev Diyemem” herkesin şarkısı olacak, her yerde çalacak bence.

YAŞANAN HİÇBİR ŞEY BOŞA DEĞİLDİR
Aşkta yaşananlar boşa yaşanmış sayılabilir mi?
Hayır. “Çifte Kavrulmuş” şarkısının sözlerinde “Sanki kalbim boş yere yanmış” diyor ama hayatta hiçbir şey boşa değildir. Yaşadığınız her tecrübe sizi biraz daha büyütür, geliştirir. Ama insan bazen öyle bir boşluğa düşer ve böyle düşünür. Şahsi görüşüm yaşanan hiçbir şey boşa değil.

Sanki Türkçe şarkılarda artık eskiye dönüş var, daha saf aşklar anlatılıyor gibi…
Eski Türk filmlerinde anlatılanların çok gerçek olduğunu bundan ancak birkaç sene önce farkına vardım. Hep abartılı bulurduk ya, halbuki ne kadar gerçekmiş. Sadece zaman zaman tekniklerinde, oyunculuklarında sorun olabilir ama anlatılanlar çok gerçekmiş. Bu yüzden aynı duygular hissediliyor ama bu bir eskiye özenme değil; aynı duyguların hâlâ yaşanıyor olmasıyla ilgili.

alıntıdır

03 Mayıs 2010

Baba oldu artık uçağa binemiyor

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 01:10

Ünlü şarkıcı Emre Altuğ baba olduktan sonra uçak korkusu yaşamaya başladığını söyledi. “Kuzey doğduktan sonra bende uçağa binme korkusu başladı. Onun yanından ayrılmayı hiç istemiyorum. Ancak zamanla bu korkumu yeneceğimi ümit ediyorum” dedi. Bugün gazetesinin haberinde, bebeğinin doğum sürecinde müzik kariyerine ara verdiğini vurgulayan Altuğ, “Kuzey doğduktan sonra hayatımda çok büyük değişiklikler oldu. Baba olmak müthiş bir duygu.” derken, Kuzey’in altını ilk kendisinin değiştirdiğini belirtti. Altuğ, “Şimdi bıraktım. Bir felsefem var; ben Çağla’yı mutlu edeceğim. Çağla da çocuğumuzu” diye konuştu…

alıntdır

16 Mart 2010

Emre ve Çağla facebook mağduru

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 23:58

Emre Altuğ ve Çağla Şikel Altuğ’un Facebook’la başı dertte. İşte çifti zor durumda bırakan olay.

İnternet ortamında bazı web sayfalarında ünlülerin isimlerini kullanarak hesap açanlardan son olarak nasibini alanlar Emre Altuğ, Çağla Şikel Altuğ ve bebekleri Kuzey Altuğ oldu.

KENDİLERİNE AİT BİR HESAPLARI YOK
Kendilerine ait hiçbir facebook hesapları olmamasına rağmen Emre Altuğ ve Çağla Şikel Altuğ’un sahtelerinden onlarca var. Geçtiğimiz günlerde Emre Altuğ ve Çağla Şikel Altuğ çiftinin isimlerini ve fotoğraflarını kullanarak hesap açanlar farklı sanatçılara ve çiftin arkadaşları ile hayranlarına çeşitli mesajlar gönderdiler.

‘LÜTFEN MESAJLARA İNANMAYIN’
Bir arkadaşları ile konuşurken bu durumu fark eden Emre Altuğ ve Çağla Şikel Altuğ çiftinin canı bu duruma oldukça sıkıldı. Emre Altuğ kendileri adına internette hesap açıp başkalarıyla konuşanlar hakkında “Çağla’nın ve benim bugüne kadar facebook’da veya başka bu gibi sitelerde hesabımız hiç olmadı. Bundan sonrada açmayı düşünmüyoruz. Lütfen kimse bizlerin isimlerinden gelen mesajlara inanmasın.” dedi.

alıntıdır

06 Mart 2010

ÇAĞLA İLE EMRE KÜPLERE BİNDİ

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 08:03

İnternet sitelerinde yayınlanan bir haber, Çağla Şikel ile Emre Altuğ çiftini çıldırtmaya yetki. Haberde, “Emre ile Çağla evlerinde para karşılığı poker partisi veriyor” ifadeleri üzerine, ünlü çift yazılı bir açıklama ile olaya tepki gösterdi.

Haberin asılsız, gerçek dışı ve kasıtlı olduğuna işaret eden Çağla Şikel ile Emre Altuğ,
“Bizim çocuğumuzla birlikte hem ev yaşantımız, gerekse iş ve sosyal yaşantımız son derece düzgündür. Asla sözü edilen kumar ve benzeri durumlar aile yaşantımıza dahil edilemez. Bu bizlere atılmış çirkin bir iftiradır” açıklamasında bulundular.

alıntıdır

03 Mart 2010

Çağla hamileliğinde bir üniversite bitirmiş oldu

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 01:26

Şarkıcı Emre Altuğ, eşi Çağla Şıkel’in çok bilinçli bir hamilelik süreci geçirdiğini belirterek, “Hem interneti hem de piyasadaki bütün kitapları kaynak olarak kullandı. Herhalde Türkiye’de bugüne kadar yayımlanan bütün bebek, çocuk ve anne kitaplarını okumuştur” dedi.

BEN ÖYLE OKUMADIM
‘Tıkırtı Gazetesi’ isimli programa katılan Emre Altuğ; İstanbul Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunu olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “İtiraf etmeliyim ki; bütün üniversite hayatım boyunca mecburen çok okudum ama Çağla kadar kuramsal kitap okumadım. Kuzey’i beklerken Çağla resmen bir üniversite bitirmiş kadar oldu.”

alıntıdır

26 Şubat 2010

Dinsizin hakkından imansız geldi

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 23:59

Emre Altuğ, korsan albüm satışlarının bir ara 1 resmi satışa karşı 3 korsan satış düzeyine çıkmışken şimdi internet sayesinde korsanın azaldığını belirttti ve “dinsizin hakkından imansız” geldi dedi.

Artık albüm satışlarıda rakamları önemsemekdiklerini ve bilinirliliği öne çıkarttıklarını belirten ünlü sanatçı Emre Altuğ, internet sayesinde korsan albümü satışlarının gerilediğini söyledi.

24 TV’de yayınlanan Tıkırtı Gazetesi programına konuk olan Emre Altuğ, hiyasada bir ara bir resmi albüm satışına karşılık 3 korsan satış olduğunu belirterek, “Ancak internet sayesinde artık korsan satış oranı düştü. Çünkü herkes internetten dinliyor, paylaşıyor ve korsan albüm almıyor. Dinsizin hakkından imansız geldi” dedi.

Kendilerinin duruma alıştığını ve albüm satışlarında rakamları önemsemez hale geldiklerini belirten Emre Altuğ, “artık önemli olan tanınırlık ve bilinirlik. İnsanlar alsın dinlesin de nerden dinlerse dinlesin” naktasına geldiklerini açıkladı.

alıntıdır

15 Şubat 2010

Aşkımız bitecek diye kaygımız yok

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 02:20

Çağla Şikel ve Emre Altuğ beş yıldır birlikte. Geçen yıl evlendiler. Aralarına yeni biri daha katıldı; bebekleri Kuzey. Mutluluklarını tarif etmekte zorlanıyorlar. İşleri yoğun ama her fırsatta birbirlerine zaman ayırmakta ve Kuzey’in büyümesini kaçırmamakta kararlılar

“Bir kalpte iki kişi oluyormuş, ben bebekten sonra bunu anladım” diyor Emre Altuğ. Çağla Şikel, “Kuzey’den başka bir şey düşünemiyorum, hâlâ çok heyecanlıyım” diye destekliyor eşini. Onlar Türkiye’nin en çok konuşulan çiftlerinden biri. Henüz üç aylık bebeklerinin heyecanını yaşıyorlar. Aşklarını taze tutmak gibi bir çabaları yok ama bunu başarıyorlar. Emek verilmiş bir aşk onlarınki. Şiddetten zaman zaman sarsılmış da olsa, zamanla temellerini toprağa sağlam atmayı başarmış bir aşk.

Çağla Şikel-Emre Altuğ çifti evliliğin aşkı öldürmediğinin kanıtı. Hâlâ el ele, göz göze oturuyor, ikinci aşkları bebeklerinden bahsederlerken gözlerinin içi parlıyor ikisinin de. İlişkilerini sağlam bir temele oturtmak için belli ki çok emek vermişler, çok kavga etmişler, belki kırmışlar birbirlerini. Ama yıllar ve yaşadıkları onları olgunlaştırmış. Şimdi bu emeklerinin karşılığını kendi deyimleriyle huzurlu bir evlilikten alıyorlar. Altuğ çiftiyle Sevgililer Günü için buluştuk, aşklarını ve minik Kuzey’i konuştuk.

- Her şeyden önce bebeğin hayatınızı nasıl etkilediğinden başlayalım.

Çağla Şikel: Çok enteresan şeyler yaşıyoruz aslında. Hamilelik dönemi ve doğum da dahil. Tarif edilmesi zor bir mutluluk yaşatıyor bize. Emre‘yle birbirimizin gözünün içine bakıp “biz ne yaptık böyle, bu nasıl bir mucize” diyoruz. Bazen cümle bile kuramıyoruz. Müthiş bir şey. Ancak yaşayan anlayabilir. Bu mutluluğun tarifi yok.

Emre Altuğ: Önce bu bebeği biz yapmış olamayız diyoruz, sonra hemen sahiplenme başlıyor. İkimizde de bir şımarıklık var. Biz hâlâ o büyü içindeyiz açıkçası.

- Normal, galiba daha üç ay oldu sadece…

E. Altuğ: Daha üç ay, evet. Gittikçe büyüyen, güzelleşen bir şey var ortada. Gittikçe çoğalıyor. İşin hayret boyutu da gittikçe büyüyor.

- Bebekler her gün büyür gibi gelir bana, siz de öyle hissediyor musunuz?

E. Altuğ: İki uyku arasında bile büyüdüğünü hissediyoruz. Her an başka bir değişim gösteriyor.

Ç. Şikel: İşten gelince, “Büyümüş kaçırmışım” diyorum.

- İki kişiyken üç kişi oldunuz bir anda…

E. Altuğ: Hep sorarlardı bana. Aslında 10 yıldır bu sorulara maruz kalıyorum. Sorulma nedeni haber çıkartmaktır, tartışma yaratmaktır, “bir kalpte 2 kişi olur mu?” Bugüne dek yanıtım hep “hayır”dı. Ama oluyormuş.

- Zaman ayırmanız kolay oluyor mu? Çağla Hanım siz hemen çalışmaya başlayınca hepimiz çok şaşırdık.

Ç. Şikel: Aslında çıkmayı düşünmüyordum. Ama belki daha iyi oldu. Çok kısa bir süre ara vermiş oldum. Herkes çok şaşırdı ama benim için anormal bir durum değil. Tabii ki heyecanlandım. Ama bu farklı, çünkü artık Kuzey’in heyecanı var.

E. Altuğ: Ben Kuzey doğduktan yarım saat sonra sahneye çıktım. Hatta doktor söz verdi, “ben seni oyuna yetiştireceğim” diye. Akşam ne oynadım, bilmiyorum. Arkadaşlara çabuk oynayalım da gideyim diyordum. Fakat ilk televizyon programımda Kuzey beni evden izliyormuş gibi hissettim. Daha etrafına bile bakamayan bir bebek için sorumluluk hissediyorsunuz; garip bir his. Konuğum Kubat’tı, hatta “İyi ki Kubat var, doğru düzgün bir ses dinleyecek çocuk” dedim, Çağla’yı da anlayabiliyorum o yüzde. 3 kişilik aşk işte, onu da düşünmek zorundasınız.

- Çağla Hanım siz “Artık hayata dair başka endişelerim var” demişsiniz. Peki nasıl endişeler bunlar? Daha önce neler endişelendiriyordu sizi, ne değişti?

Ç. Şikel: Benim endişelerim yoktu aslında. Çok rahat bir insanımdır. Kucağımda o varsa merdivenden dualar okuyarak iniyorum şimdi. Çok da rahatsız oluyorum. Hiç öyle endişeli, abuk sabuk korkuları olan bir insan değilim. Şimdi kendim bunu yapıyorum ama son derece hızlı bir biçimde de kurtulmaya çalışıyorum.

- İkinizin de kulvarı farklı. Emre Bey, kendini müzikle ifade edebildiği için şanslı. Peki sizin açınızdan nasıl durum?

Ç. Şikel: Ben resim yapıyorum. Çok seviyorum aslında resim yapmayı. Beni çok rahatlatıyor. Kendimi ifade etme ihtiyacı hissetmiyorum çünkü ben her anımı yaşıyorum. Sıkıntı yapan, kendini yiyen bir tip değilimdir. Canım sıkkınsa, programda dahi olsam hemen söylüyorum.

E. Altuğ: Benim de aklımdan geçti. Ya bir gün şiddetli bir kavga edersek, gider programda anlatır mı diye düşünmüyor değilim.

Ç. Şikel: Emre’yle kavga ettim demem ama etkileniyorum. Bugün mesela çok yorgunum. Genelde çok mutlu, enerjik ve keyifliyimdir. Akşam 19.30’da uyuyorum. Başka şansım yok. İş olunca zor bir şey haline geliyor. Ama Kuzey’i emzirmek en büyük zevkim. Bu arada birazdan emzireceğim haberiniz olsun. (Gülüyor)

- Hayatla ilgili kesin kararlarınız varmış. Şu yaşımda evleneceğim, bu yaşımda çocuğum olacak gibi.

Ç. Şikel: Çok istediğim her şey başıma geliyor benim.

E. Altuğ: Ben kullanıldım mı şimdi yani?

Ç. Şikel: Sen zaten belliydin. Çok istediğim her şey olur. Genç anne olmak istiyordum. Emre’yle tanışmadan önce de çok istiyordum. Anneme çok hayranımdır, o da genç yaşta anne olmuş. Annem 53 yaşında, ben 31 yaşındayım. Bu hesabıma göre 28 yaşında evlensem, 29 yaşımda çocuğum olsa diyordum. Tabii Emre’yle olacağını tahmin etmiyordum. Ama birlikte olmaya başladıktan sonra hemen onunla evleneceğimi anladım. Hatta hiç anlaşamazken karar vermiştim onunla evleneceğime.

- E nasıl oluyor bu? His mi sadece?

Ç. Şikel: Bunu hissettirecek de bir şey yoktu ortada.

E. Altuğ: Çok didişiyorduk, zıtlaşıyorduk. Sebebi birbirimizi itmeye çalışmaktı. Daha doğrusu kendimize karşımızdakini kabul ettiremedik.

Ç. Şikel: Zor bir şey yani. Ne gerek var, birbirimizi yıpratmayalım, nasılsa olmayacak diye düşünüyorduk.

E. Altuğ: Aynı sektörün içindesin ve bunu becerebilenlerin örneği de çok az. Birbirine ciddiyetli bakan örneği de çok fazla yok. Daha geçen gün konuştuk Çağla’yla, ne enteresan kaygılarımız varmış birbirimizle ilgili diye. Şimdi herkes birbirinin ciğerini biliyor, bu rahatlık bambaşka. Ama ikimiz de beş yıl öncesinde, tanıştığımız dönemdeki gibi değiliz.

Ç. Şikel: Birbirimizle ilgili hiçbir şey bilmiyormuşuz. 4-5 yıl önce film izlerken falan yan gözle ona bakıyorum, hiç tanımadığın, bilmediğin, belki sadece tipini beğendiğin bir adam. O aşkı yaşatıyor sana ama bu kim bilmiyorsun, tanımıyorsun. Sana zarar verebilir, seni üzebilir, bilmeden sen o heyecanı kabul ediyorsun. Ama beş yıl sonra geldiğin noktada onu o kadar iyi tanıyorsun ki, heyecan biraz azalıyor. Geriye huzur kalıyor. O her şeyden önemli.

E. Altuğ: Bulunduğumuz konum dolayısıyla biraz daha korumacı, paranoyak davranıyorsun. Ben kitleneceğiz birbirimize ve daha da kötü olacak diye korkuyordum.

Ç. Şikel: Benimle evlenmekten mi korkuyordun?

E. Altuğ: Her şeyden korkuyordum, evlenmek değil sadece. Hastalıklı bir hale gelecek ilişki, onlardan korkuyorsun, böyle huzurlu bir evlilikten korkmuyorsun tabii.

- Peki ne değişti? Nikâhta keramet var diye değil herhalde?

Ç. Şikel: Karar aldıktan sonra değişti. Şiddetin nedeni çok önemli. Birbirimize karşı değil, kendi içimizde yaşadığımız şeyde şiddet vardı. İçimizdeki problemleri çözmeye başladık, bazı şeyleri bir kenara bıraktık, sonra evlenmeye karar verdik. Yorulduk bence kavga etmekten.

E. Altuğ: Kavga edecek bir şey de kalmadı. Çok tatsız tuzsuz şimdi. (gülüyor) Ne kavga ediyoruz ne bir şey.

Ç. Şikel: Nankör işte!

E. Altuğ: Kuzey büyüyüp sorun çıkartsın da bir, “sen çok yüz veriyorsun”, “sen şımarttınlar” başlar.

Ç. Şikel: Emziriyorum, öpüyor, kıskanıyor musun diyor bana şimdiden.

E. Altuğ: Kıskanmıyorum, sen kıskanıyorsun.

Ç. Şikel: Valla ancak biberon verirsin sen Kuzey’e kusura bakma. (Gülüyor) l

Emre Altuğ: “Şimdi herkes birbirinin ciğerini biliyor, bu rahatlık bambaşka.”

Kuzey’e de şarkı yolda

- İkiniz de televizyon programı yapıyorsunuz şimdi. Çağla Hanım siz başka bir şey düşünüyor musunuz?

Ç. Şikel: Yok canım mümkün değil. Arada kıramadığım defilelere çıkıyorum. Oyunculuk çok daha fazla vakit alıyor, hiç düşünmüyorum. Sabah programı benim için biçilmiş kaftan.

- Emre Bey, yeni albüm var mı ufukta?

E. Altuğ: Albüm için çalışıyorum. İçime sindiği anı bekliyorum. Gecikti ama çok şey olunca gecikiyor. Dizilere girmedim bu yıl bilerek. Müziğe yoğunlaşmak istedim.

- Oğlunuza şarkı yaptınız mı?

E. Altuğ: Yazıyorum ama olmuyor. Sanırım bu kadar yoğunken zor olacak.

Ç. Şikel: Niye bana yoğun değil miydin?

E. Altuğ: Bitti artık sana karşı hislerim. (Gülüyor) Hatırlarsan kavgalıydık. Daha iyi oluyor o zaman. Aynı şey değil, sana karşı da en yoğunken yazamadım, daha sonra sakinleştiğimde, dışardan bakabildiğimde yazabildim. Şu anda dizginleri tutup tutamamak gibi, dizginlerinden boşalmış bir at gibi bu. O heyecanlı, şehvetli dönem yerini huzura bırakıyor. Ama bebek için dizgin falan yok.

Çağla’ya hayranlığım arttı

- Bir dönem bir takım röportajlardan sonra çok konuşuldunuz. Sizi nasıl etkiledi bu süreç?

E. Altuğ: Biraz benim açık yürekli olmamdan ve lafımın tartısı olmamasından kaynaklandı. Bunun arkasında durabilen bir kadın olarak Çağla, her seferinde ona olan hayranlığımı arttırdı. Benim söylediğim laf üzerine bana fırça atmayan, ama arkasında durabilen bir kadın olarak içimdeki duyguları daha da besledi. Bunu bilerek, bir sınav olarak yapmadım. Bu benim tarzım, tavrım. Bir şey anlatmaya çalışıyorum, o laflarımı anlayanlar da oldu, başka yerlerinden anlayanlar da.

- İkinizle de ayrı ayrı röportajlar yapılıyor. Birbirinizle ilgili düşüncelerinizi röportajlardan okudunuz.

E. Altuğ: Bilerek yapıyoruz bunu. Kavga ediyoruz ve medya üzerinden mesaj yolluyoruz. Kullandık bunu biz. Ben bir şey söylüyorum, Çağla iki gün sonra bana yanıt veriyor. Nesimi’den dörtlük söylüyorduk birbirimize röportajlardan. Hiçbir röportajda birbirimize direkt ve kırıcı bir şey söylemedik. Birbirimize kırıcı olduk ama medya üzerinden yapmadık bunu.

- Bizim aşkımızı ayakta tutan şey aşkımızın şiddeti demişsiniz. Ne oldu şimdi, sakinleştiniz mi?

Ç. Şikel: Bunu korumak gibi bir çabamız yok. Aman aşkımızı koruyalım, aman heyecanımız baki olsun gibi bir çabamız yok bizim. Hatta ben en son Emre’ye olan aşkımın bitmesinden korkmuyorum dedim. Geriye çok güzel şeyler kalacak bana, bu aşk, bu heyecan bitse bile. Bizi çok daha uzun yıllar besleyecek sevgimiz, saygımız ve dostluğumuz olacak. Endişem yok.

E. Altuğ: Benim aşk tanımım daha farklı Çağla’dan. Benim için aşkın bitmesi diye bir şey yok. Anlardır benim için aşk. Bunun yerini sevgiye bırakması falan, benim için söz konusu değil. Doğru tanımlar değil. Baştan beri sevgidir, ilk başta şehvet vardır. O şehveti aşk zannederiz biz.

alıntıdır

12 Şubat 2010

Onlarınki 3 kişilik bir aşk!

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 01:43

Emre Altuğ-Çağla Şikel çifti mutluluk sırlarını paylaştı.

Emre Altuğ Çağla Şıkel çifti Sevgililer Günü için HT Magazin’e oğulları Kuzey’in ve evliliğin aşklarını nasıl büyüttüğünü anlattı:

ÇAĞLA ŞIKEL: Evlilik kesinlikle aşkı öldürmüyor, tam tersi aile kavramı aşkı daha da besliyor. Emre’yi baba olarak görmek ona olan hayranlığımı daha da artırdı.

EMRE ALTUĞ: Biz sevgili olma duygusunu kaybetmedik. Hatta birbirimize hâlâ ‘sevgilim’ diye hitap ediyoruz. Aslında bu duygumuzu Kuzey daha da bir pekiştirdi.

ARTIK İLK PLANDA HEP KUZEY VAR

EMRE ALTUĞ: Kuzey’den sonra hayatımızın akışı, önceliklerimiz, sorumluluklarımız değişti. İlk plana Kuzey oturdu. Başka türlü bir şeymiş. Artık üç kişilik bir aşk bu.

ÇAĞLA ŞIKEL: Benim için sabah programı biçilmiş kaftan, çünkü öğleden sonra işim biter bitmez evde oluyor, eşim ve bebeğimle ilgilenebiliyorum.

alıntıdır

30 Ocak 2010

Kuzey’e Kardeş Mi Geliyor?

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 10:24

Kuzey’e Kardeş Mi Geliyor? Çağla Şikel ikinci kez anne olmak istediğini söyledi.

Oyuncu Şeyla Halis’le Bekir Çiçek Demir’in düğününe annesi, kız kardeşi ve eşi Emre Altuğ ile birlikte katıldı güzel manken Çağla Şikel oğluna kardeş düşündüklerini söyledi. Ayakligaze’nin haberine göre, ikinci bir çocuk düşünüp düşünmedikleri sorularına samimi bir cevap veren çift, ‘Evet kesin düşünüyoruz.

Tabiki kız mı erkek mi olacağına biz karar veremiyoruz ama ikimizde istiyoruz’ dedi. Katıldıkları düğünden erken ayrılan çift, ‘Ee artık böyle. Özel gecelere katılıyoruz ama erken veda ediyoruz. Çünkü oğlumuz evde bizi bekliyor. Bundan da çok mutluyuz’ diyerek evlerinin yolunu tuttular.

alıntıdır

25 Ocak 2010

Emre yatakları ayırmak istemişemre altuğ, emre altuğ öz geçmişi, emre altuğ dinle, emre altuğ mp3leri, emre altuğ indir, bedava emre altuğ mp3 indir, emre altuğ dinle, emre altuğ mp3leri, emre altuğ mp3 indir, mp3 dinle, mp3 indir, bedava mp3, bedava mp3 indir, bedava mp3 dinle, bedava mp3ler, emre altuğ hayatı, emre altuğ şarkı sözleri, emre altuğ biyografisi, emre altuğ özgeçmişi, emre altuğ hakkında, emre altuğ haberleri, emre altuğ magazin, emre altuğ magazin haberleri, Magazin Dünyası, Magazin Gündemi, Medya Haberleri, Magazin, Medya, Klip, Klipler, Videolar, Şarkıcılar, Sanatçılar, Ünlüler, emre altuğ videoları, emre altuğ vidyoları,emre altuğ klipleri, emre altuğ video klipleri, emre altuğ vidyo klipleri, emre altuğ mp3leri download, emre altuğ şarkıları, şarkıcı emre altuğ, emre altuğ’un son albümü, emre altuğ albümleri, emre altuğ’un albümü, emre altuğ kimdir?, klip izle, video izle, vidyo izle, emre altuğ arşivi, emre altuğ fotoğrafları, emre altuğ şarkıları arşivi, emre altuğ resim galerisi, emre altuğ fotoğraf arşivi

Kategori: Emre Altuğ — PearL @ 05:34

Çağla Şıkel, Emre Altuğ’un yatakları ayırma isteğini evlenirken yaptıkları anlaşmayı hatırlatarak engelleyebilmiş…

Manken Çağla Şıkel, 11 Ağustos 2008″de şarkıcı Emre Altuğ ile evlenmiş, 1 Kasım”da oğlu Hüseyin Kuzey”i dünyaya getirmişti.

Nikahtan önce sık sık kavga edip ayrıldıklarını söyleyen Çağla Şıkel �Emre ile evlenirken anlaşma yaptık. “Çok büyük bir kavga etsek bile asla yataklarımızı ayırmayacağız” diye birbirimize söz verdik.

Geçenlerde kavga ettik. Emre salonda yatmak istedi. Yatak odasından hemen cep telefonuna mesaj atıp anlaşmayı hatırlattım, Emre anında yanıma geldi� dedi.

alıntıdır

Locations of visitors to this page Toplist