10 Mart 2010

Ayrılık 5 ay sürdü

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 01:14

Geçen yaz sonu “Yahşi Batı” filminin çekimleri sırasında tartışan ve kasım ayında kıskançlık nedeniyle ayrılan Cem Yılmaz-Cansu Dere çifti barıştı.

Ayrılığa 5 ay dayanabilen çift, dün akşam İstinye Park’ta film izledi. Sinema çıkışı yürüyen merdivenlerde Milliyet objektifine takılan Yılmaz ile Dere, neşeli halleriyle dikkat çekti. Birlikte görüntülenince şaşıran ve “Hadi ya” diyen Cansu Dere hızlı adımlarla önden yürüyerek uzaklaştı.

‘Yeni mi aldın?’
Cem Yılmaz ise kendilerini görüntüleyen Milliyet muhabirine espiri yaparak “Fotoğraf makineni yeni mi aldın?” diye sordu. Ünlü komedyen, “Cansu Hanım’la nasıl barıştınız?” sorusunu ise duymazlıktan geldi. Yılmaz özel hayatıyla ilgili konuşmaktan hoşlanmadığını söyledi.

alıntıdır

Cem’in hapı 10 kilo verdiriyor!

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 01:12

Zayıflama hapı ile ünlü kadınlara rakip oldu

Diyetisyeni, Cem Yılmaz’ın zayıflamasını sağlayan hapı açıklayınca, usta komedyen istemeden de olsa zayıflama haplarıyla meşhur Seda Sayan, Nadide Sultan ve Tuğba Özay ile rekabete girdi

Gişede Şahan Gökbakar ile rekabete itilen, ancak İstinye Park’ta karşılaştığı Şahan Gökbakar’la poz verip rekabeti sonlandıran Cem Yılmaz, şimdi de ‘diyet hapı’ konusunda Seda Sayan, Nadide Sultan ve Tuğba Özay gibi isimlerle rekabete sokuldu. Diyetisyeni Emine Şahin, “Cem Yılmaz’ı yosun hapıyla zayıflatıyorum” diye açıklama yapınca bu hap moda oldu. Kimin hapının daha etkili olduğu konusunda ise internet sitelerinde tartışma başladı.

REKABETTEN HABERSİZ
Bazı eczanelerin, “Cem Yılmaz’ın mucize yosun hapı burada satılıyor” diye ilan astığı bile görülüyor. Diyetisyeni Emine Şahin’in verdiği bitkisel haplar ve detoks yöntemiyle 5 kilo veren Yılmaz’ın ise bu rekabetten henüz haberi yok. Yılmaz’ın yosun hapı, Seda Sayan elma-krom hapı, Nadide Sultan’ın lahana kapsülü ve Tuğba Özay’ın acı çehre hapıyla rekabet ediyor.

alıntıdır

05 Mart 2010

Cem Yılmaz’ın en “deli” hali!

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 11:07

Ünlü komedyen deli gömleği giydi…

Yayın hayatına yeni başlayan “46″ dergisi ilk sayısında Cem Yılmaz’ı kapağına taşıdı. Çekimleri ünlü fotoğrafçı Mehmet Turgut gerçekleştirdi. Deli gömleği ile objektifin karşısına geçen Cem Yılmaz sadece poz vermekle kalmadı, aynı zamanda kırık burun makyajını da kendi elleriyle yaptı.

Cem Yılmaz dergiye verdiği röportajda da Yahşi Batı için yapılan eleştirilere şöyle yanıt verdi:

“Eleştirilere filmdeki kelebek sahnesiyle cevap vermek isterim: ‘Nereye baktığın değil, ne gördüğün önemli!’. Tarihin bir köşesinde kalan cevap, şimdi ulaşmış oldu muhattabına. Eleştirilere sonradan cevap vermek daha güzel oluyor. Ben o soruyu hala nasıl hatırlıyorsam o da hatırlamalı… Bu film için de ‘Daha kısa olabilirdi, 10 dakikada toparlanabilirdi’ diyen biri var. Film 10 dakika da olabilirdi ama 10 dakikaya sıkıştırdığım filmi anlamayacak olanlar da var. Üstün zekalılara film yapmıyoruz, ben de normal bir insanım. Bazıları çok genç yaşlardan itibaren sahnede ahkam kestiğimi düşünüyorlar. ‘Cem de çok zeki çocuk’ diyorlar. Ama ben çok zeki biri değilim, normalim. Benim çıkardığım bu kadar, daha kısasını yapamam. Hızlandırılmış kurslarımız yok, kısa film merakım da yok, hiçbir zaman olmadı…”

Başkasının sıfırdan kurduğu bir filmde oynayıp oynamayacağı sorusuna da Cem Yılmaz şu yanıtı verdi: “Mümkün tabii ama kimsenin beni oyuncu olarak seçeceğini düşünmüyorum. Çünkü insanlarla çok fazla ilişkim yok. Bu da karikatür gibi bir şey. ‘Neredeydin?’ sorusuna ‘Red Kit bardaydık, hep sinema konuştuk’ diyeceğim bir dünyam yok benim. Laf arasına ‘Çok yoğunum, oradan oraya gidiyorum’ cümlesini sıkıştırmıyorum. Ne yani civadan daha mı yoğunsun?”

Delilik sembolü olan ‘46’ rakamıyla özdeşleşen dergi iki ayda bir yayınlanacak.

alıntıdır

01 Mart 2010

TARİHİ BULUŞMA GERÇEKLEŞTİ

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 02:41

İki dev komedyeni Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar birbirlerine sarılıp kucaklaştı

Ve tarihi buluşma önceki gün İstinye Park’ta gerçekleşti. Sevgilisi Merve Sevi’yle Masa Restaurant’ta yemek yiyen Şahan Gökbakar, Cem Yılmaz’ın 20 metre ileride Beymen Bej Restaurant’ta oturduğunu öğrenince yanına gidip kucaklaştı. Küs oldukları söylenen Yeşilçam’ın iki dev komedyeni Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar birbirlerine sarılıp kucaklaştı, espriler havada uçuştu. İşte canlı canlı o muhabbet…

HT MAGAZİN-SEÇKİN ŞENVARDAR

ŞAHAN: Cem… Cem… Afiyet olsun… Basınla geldim aman dikkat et….

CEM: Artık hep beraberiz. Hep burada buluşalım.

ŞAHAN: Biz aslında her ayın ikinci pazarı Bebek Parkı’nda el ele yürüyoruz, gece dörtte. Ama kimsenin haberi yok.

CEM: Şahan’a sorun bakalım Recep İvedik 3’ü izlemiş mi? (Gülüyor)

ŞAHAN: Ben Yahşi Batı’yı izledim. Çok da beğendim…

CEM: Dur biletimi bulacağım, imzalı biletim var… Aramıza nifak tohumu sokmayın. Başarı neşeli bir şey ama siz insana neşesini yaşatmıyorsunuz. Yok ben geçtim, yok o geçiyor diye işi at yarışına çeviriyorsunuz.

ŞAHAN: Biz gülen adamlarız. İnsanlar da bizi öyle tanıyorlar. Cem Yılmaz’ın ne olduğu, ne yaptığı yıllardır belli…

CEM: Kardeşim sen de aynen öylesin…

ŞAHAN: Bizim filmlerimizden başka filmlere bu kadar insan gidip katıla katıla gülüyor mu? Biz birbirini seven adamlarız. Ben kendisinin de hayranıyım. Kendisinden imza almışlığım da vardır. Ankara gösterisinde kulisine zorla girmiştim. Biz mutluyuz arkadaşlar, bu küslük olayı burada bitsin.

alıntıdır

20 Şubat 2010

CEM YILMAZ KÜPENİN DE PAHALISINI SEVİYOR

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 12:08

LÜKS ARAÇLARA DUYDUĞU İLGİYLE DE BİLİNEN CEM YILMAZ’IN BİR DİĞER TUTKUSU, PIRLANTA KÜPELERİ.Pahalı zevkleriyle haber olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, bu kez de küpe merakıyla dikkat çekti. Ayakligazete.com’un haberine göre, sağ kulağında bir, sol kulağında iki küpe takmayı seven Cem Yılmaz, tercihini pırlantadan yana kullanıyor. Cem Yılmaz’ın pahalı pırlanta küpelerinin değeri 50 bin doları buluyor. Zaman zaman sallantılı küpeler de takan Cem Yılmaz, pırlantadan vazgeçmiyor.

Cem Yılmaz ve rakibi Şahan Gökbakar aynı karede

Bu arada geçtiğimiz günlerde seslendirme yaptığı animasyon filminin tanıtımına katılan Cem Yılmaz’ın Şahan Gökbakar’la aynı kareye girmesi, ortaya ilginç bir görüntü de çıkardı. Cem Yılmaz, gişedeki en büyük rakibi Şahan Gökbakar’ın son filmi “Recep İvedik 3″ün afişiyle aynı kareye girdi, afişi gören Cem Yılmaz bir süre bakmaktan ve ortaya çıkan durum nedeniyle gülmekten de kendini alamadı.

alıntıdır

Cem Yılmaz’ın teknesi yok

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 12:06

Cem Yılmaz’ın Avrasya Boat Show’u ziyaret ettiği ve 270 bin Euro (520 bin lira) değerinde Porsche RFF-28 model sürat teknesi aldığı haberi, yat şirketini harekete geçirdi.

2D yatçılık yetkilileri bir açıklama yaparak Yılmaz’a tekne satmadıklarını belirtti: “Cem Yılmaz, 2D Yatçılık’ın Türkiye’de satışını üstlendiği Porsche Design Studio imzalı tekneyi satın almadı, hatta fuara bile gelmedi.”

alıntıdır

15 Şubat 2010

Yahşi Batı ekibi masallar diyarında

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 02:07

Cem Yılmaz ve Ozan Güven animasyon filmi için seslendirme yaptı

Cem Yılmaz ve Ozan Güven Luc Besson’un yeni animasyon filmi ‘Arthur: Maltazar’ın İntikamı’nı seslendirdi. Yılmaz ve Güven filmin seslendirmesi için ayrı ayrı stüdyoya girdi. Yılmaz iki günde sekiz saat, Güven bir günde dört saat konuştu. Milliyet’in haberine göre ‘Arthur ve Minimoylar’ serisinin devam filmi, ilkinden üç yıl sonra çekildi. Cuma günü vizyona girecek filmin Türkçe dublajında Yılmaz ve Güven’in yanında, Özkan Uğur, Volkan Severcan, Ziya Kürküt, Müge Oruçkaptan görev aldı. Cem Yılmaz daha önce animasyon filmi ‘Bee Movie’nin baş karakteri ‘Barry’yi seslendirmişti.

Yılmaz’ın dublajını yaptığı Arthur’u, orijinalinde 18 yaşındaki Freddie Highmore, Ozan Güven’in karakteri Prens Betameche’yi ise komedyen Jimmy Fallon seslendiriyor. Filmin yönetmeni ise Luc Besson. Ünlü komedyenin sıradaki projesi, bir Yavuz Turgul filmi. Yılmaz, hayranı olduğu Şener Şen ile kamera karşısına geçecek. Çekimlerin nisan ayında başlaması bekleniyor. Filmin türü polisiye.

alıntıdır

09 Şubat 2010

Cem Yılmaz orkestra şefi olursa

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 23:30

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın dördüncü konuk şefi komedyen Cem Yılmaz oldu. Yılmaz’ın Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’ndaki konserini alışılmışın dışında herkes kahkahayla izledi. Borusan Kocabıyık Vakfı konserden elde edilecek gelirle, iki öğrencisini yurtdışında okutacak…

Konserin ilk yarısında ağır bir hava hakimdi. Cem Yılmaz iki kez sahneye çıkarak esprileriyle ortamı renklendirdi. Klasik müzik sevmeyen gençler de Yılmaz’ın hatırına konsere gelmişlerdi. İlk bölümü ellerindeki programlara ve sağa sola bakınarak geçirdiler.

Konser gecikmeden başladı. Cem Yılmaz sahneye gelerek espriler yaptı. İzleyicilere “Cep telefonlarını kapamanız gerekiyor. Beethoven da olsa Ankaralı Turgut da olsa saygı göstermelisiniz” dedi. Yılmaz bir hostes edasıyla salondaki çıkış kapılarını da el kol hareketleriyle göstererek “Kaçacak yer arayanlar için belirtiyorum” dedi.
Kurukafalı tişört giydi
İkinci yarıya konuk şef olarak gelen Yılmaz, maestronun elini sıkıp orkestrayı ayağa kaldırmayı unutmadı. Mağrur bakışlarla seyircileri selamlayan Yılmaz “Ritüeller var böyle orkestrayı ayağa kaldırmak gibi” derken yerden bir şarap ve havlu alarak “Şef olunca zor” diyerek herkesi kahkahaya boğdu. Yönetmek için arkasını dönen Yılmaz “Arkamı döndüm ama gelenek böyle” dedi. Öğrendiği müzikal terimleri sıralayan Yılmaz “Allegro bir pizza modeli değil mesela” diye konuştu.
Programa Mozart’ın 25. Senfonisi’yle dahil olan Cem Yılmaz “Sol minör ama ben bugün la düşünüyorum” dedi. Yılmaz’ın en ilgi çeken yanlarından biriyse kıyafetinin içine giydiği kurukafalı tişört oldu. Orkestrayı yönetirken arada dönüp seyirciye bakan Yılmaz’a gülmekten orkestranın konsantre olamadığı anlar oldu. Bazen arabesk çalıyormuş gibi mimiklerde bulunan Yılmaz “Bir hayalimi gerçekleştirdim. Daha önce Bülent Eczacıbaşı, Rahmi Koç, Ahmet Kocabıyık yönetti. 4’üncü benim olmam gerekiyordu” diyerek salonu güldürdü. Kemanlar ve viyolalar hakkında da espriler yapan Yılmaz “Viyolonseli tanıyor musunuz? Dizilerde başrol oyuncusu bacak arasına koyar” diyerek Beren Saat ve Naz Elmas’a dokundurdu. Obua’yı da Türk sinemasından tanırsınız diyen Yılmaz “Klasik müzik nereye gidiyor? Burada, right here, right now” diyerek alkış aldı. Trombonların seslerini günlük hayatta yalnız kaldığınızda bile duyarsınız sözleriyle seks imasında bulunan Yılmaz, gülen izleyicilere “Sizi gidi klasik müzikseverler sizi” diye takıldı.

Yeğen Gürer Aykal’lı şov…

Kemacılardan Eser’in kemanı 4 milyon euro değerinde diyen Yılmaz “Ben şu halimle yalnızca yılda 2 tane alabiliyorum” diye espri yaptı.

Nota kağıtlarını karıştıran Yılmaz seyirciye “Pardon, bu Karadır Kaşların türküsü, bu değil. Zaten istekleri de yapacağız, ne isteyeceksiniz merak ediyorum. Atıp tutmak kolay” dedi. “Klasik müzikseverler söz veriyorum yarın bırakıyorum” diyen Yılmaz’ın şovu, orkestra şefi Gürer Aykal’ın yeğenini canlandıran gencin de katılımıyla renklendi. Orkestranın inceliklerini anlatan Yılmaz “Tromboncu iyi performans sergileyemiyorsa eline iki çubuk verirler perküsyonun yanına geçirirler, onu da yapamıyorsa çubuğu alıp…” demesi salonu kahkahaya boğdu.

Bir kez bis yaptı…

Son parçasını Dvorak’tan seçen Yılmaz ”Bana Dvorak ceketimi getirin“ diyerek kırmızı beyaz şeritli bir ceket giydi. Ahmet Kocabıyık’ın gümüş bir baton hediye ettiği Yılmaz ”Klasik müziği nasıl bıraka-cağım bilmiyorum“ diyerek ağlamaklı bir ifadeyle salonu terk etti. Alkışlarla geri çağrılan Yılmaz bir kez bis yaptı. Daha sonra ikinci kez sahneye gelen Yılmaz
”İnşallah birlikte güzel şeyler yapacağız, reaksiyonunuz bana moral oldu “ diyerek yeni konserlerin sinyalini verdi.

İki gönüllü de yönetti

Sahneye seyirciler arasından iki gönüllü çağıran Yılmaz onlara hareketleri göstererek orkestrayı yönetmelerini istedi. Korsakov’dan Arıların Dansı’nı yöneten kadın izleyiciye ’Sheltox getireyim mi’ demesi herkesi güldürdü. Gürer Aykal’ın yeğeni Ferdi Aykal’a batonu veren Yılmaz ona ”Sert değil, sen erken indiriyorsun, bu hiçbir yerde geçerli değildir, elinden geldiğince geç indireceksin“ dedi. Yılmaz, Arıların Dansı’nı sineklikle yönetti.

ÜNLÜLER İZLEDİ…
Konseri izleyenler arasında Deniz Akkaya-Efe Önbilgin, Neslişah Aksoy-Hülya Koçyiğit, Betina Hakko, Osman-Zeynep Çarmıklı, Arzu Sabancı, Mustafa- Lüset Taviloğlu, Candan-Erdem Kıramer, Monic-Jerry Benardete, Mehmet-Ebru Edin, Erol Aksoy, Mehmet Ali Birand, Güngör Uras gibi isimler yer aldı.

alıntıdır

04 Şubat 2010

Cem Yılmaz’ın cinlerini tepesine çıkartan soru ne?

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 00:45

Cem Yılmaz, son filmi “Yahşi Batı” ile vizyonda fırtına estirirken bir soruya gıcık oluyormuş. Bakın bunu kim söyledi…

12 Şubat’ta ‘Recep İvedik 3′ filmi vizyona girecek olan Şahan Gökbakar önceki gün gazetecilere yaptığı açıklamada “Sakın Cem Yılmaz’a ‘Recep İvedik 3′ filmini izleyip izlemediğini sormayın. Benim filmin adını duyunca cinleri tepesine çıkıyor” dedi. Cem Yılmaz geçen yıl “Recep İvedik 2 filmini izlediniz mi?” şeklindeki soruya “Evet izledim. Demek ki mini bir video kamerayla da film yapılıyormuş” şeklinde alaylı bir cevap vermişti. Şahan Gökbakar ise “Sete gelsin ona mini video kamerayı göstereyim” yanıtını vermişti.

alıntıdır

Cem Yılmaz konseri 9 Şubat’ta

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 00:43

Komedyen Cem Yılmaz, 9 Şubatta ”konuk şef” olarak Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrasını yönetecek.

Borusan Holding tarafından klasik müzik alanında yetenekli genç bir sanatçının yurt dışında lisans üstü eğitim alması için düzenlenen ”konuk şef” projesi kapsamında bu yıl Cem Yılmaz sahne alacak.

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki özel konserden elde edilecek gelir, Çağdaş Özkan ve Sıtkı Kandemir Basmacıoğlu’nun yurt dışı yüksek müzik eğitimine aktarılacak.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı 2006′da Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, 2007′de Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, 2008′de de Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı yönetmişti.

İDSO, CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ’NDE SAHNE ALACAK

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), yarın Caddebostan Kültür Merkezi’nde sahne alacak. Şef Alexander Rahbari yönetimindeki orkestraya piyanist Ratimir Martinovic eşlik edecek. Konserde Alexander Nikolayevich Scriabin’in ”Piyano Konçertosu” ile Cemal Reşit Rey’in ”Türkiye-Senfonik Şiir” adlı eserleri yorumlanacak.

Viyolonsel ve çello ikilisi olarak 1998 yılında çalışmalarına başlayan Dilbağ Tokay ve Emine Serdaroğlu, yarın Borusan Müzik Evi’nde ”Viyolonsel ve Piyano ile Duygusal Haller” başlıklı konser sunacak.

Keman virtüozu Gidon Kremer Topluluğu, ”Kremerata Baltica” ile yarın İş Sanat Kültür Merkezi’nde sahne alacak.

Avrupa cazının çağdaş temsilcilerinden İtalyan topluluk Alboran Trio, Akbank Sanat’ın ev sahipliğinde yarın İstanbullu sanatseverlerle buluşacak.

Adını müzisyenlerin ön adlarının ilk harflerinden oluşan dörtlü ”James Farm”, 6 Şubatta İş Sanat Kültür Merkezi’nde sahne alacak. Konserde, saksafonda Joshua Redman, piyanoda Aaron Parks, basta Matt Penman ve davulda Eric Harland yer alacak.

CRR KONSERLERİ

Keman sanatçısı Cihat Aşkın tarafından günümüzün kaliteli müzik ihtiyacına cevap verebilmek, oda müziği projeleri oluşturmak, müziğe sıra dışı bir yorum getirmek ve genç müzisyenlerin gelişimlerini desteklemek amacıyla 2007 yılında kurulan ”Aşkın Ensemble”, 6 Şubatta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda konser verecek. Topluluk konserde Handel, Haydn, Çaykovski ve Necdet Levent’ten eserler seslendirecek.

CRR Konser Salonu, 7 Şubatta Türk müziği yorumcusu Dilek Türkan’ı ağırlayacak. Türkan konserinde, Cumhuriyet döneminden günümüze tango, fokstrot gibi çeşitli formlarda eserler seslendirecek. Yaylı çalgılar dörtlüsü, piyano, kontrbas ve klarnetten oluşan bir enstrümantal formasyonda eserler, Cengiz Onural ve Oğuzhan Balcı’nın düzenlemeleriyle icra edilecek. Repertuvarda Muhlis Sabahattin Ezgi’den, Kaptanzade Ali Rıza Bey’e, Mehveş Hanım’dan Neveser Kökdeş’e, Fehmi Ege’den Sadettin Kaynak’a değerli bestecilerin eserleri yer alıyor.

CRR’DE BEETHOVEN AKŞAMI

İstanbul Oda Orkestrası’nın çekirdek kadrosundan yola çıkılarak oluşturulan Filarmonia İstanbul, 8 Şubatta CRR Konser Salonu’nda müzikseverlere bir ”Beethoven” akşamı yaşatacak. Şef Faris Akarsu’nun yönetimindeki orkestraya piyanist Oytun Eren eşlik edecek.

CRR Konser Salonu, 9 Şubatta Türkiye’nin uluslararası başarılara imza atan genç kuşak müzisyenlerinden keman sanatçısı Atilla Aldemir’i, viyolonsel sanatçısı Benyamin Sönmez ve piyanist Tuluğ Tırpan’ı ağırlayacak. Konserde Şostakoviç, Çaykovski ve Tırpan’ın eserleri seslendirilecek.

Atilla Aldemir’in 1840 yapımı J. B. Vuillaume keman ile sahne alacağı konserde, Benyamin Sönmez ise Mateo Goffriller (1698-Venedik) viyolonselle eserleri yorumlayacak.

Şef Rengim Gökmen yönetimindeki İstanbul Senfoni Orkestrası, 10 Şubatta CRR Konser Salonu’nda sahne alacak. Konserde orkestraya solistler Şenol Talınlı, Ayhan Uştuk ve Aykut Çınar eşlik edecek.

Türk müziğinin usta yorumcusu İnci Çayırlı, 11 Şubatta CRR Konser Salonu’nda vereceği konserde eski ve yeni tangoları, film müziklerini yorumlayacak. Tango Alla Turca topluluğu müziğiyle, Danset Tango Company sanatçıları da danslarıyla sanatçıya eşlik edecek.

ŞİRİN PANCAROĞLU 6 ŞUBATTA KONSER VERECEK

Yıllar boyunca büyük kitleleri peşinden sürükleyen, özgürlüğe, sevgiliye ve hayata olan tutkuyu hayran kalınan sözlerle ifade eden efsanevi Bob Marley, 64. doğum yıl dönümü dolayısıyla 6 Şubatta Babylon’da anılacak.

Sesi ülke sınırlarının dışına ulaşan Sabahat Akkiraz, 6 Şubatta Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde sahne alacak.

Arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu, 11 Şubatta Borusan Müzik Evi’nde konser verecek.

Viyolonsel sanatçısı Erman İmayhan ve piyanist İris Şentürker, 11 Şubatta Akbank Sanat’ta sevenleriyle buluşacak.

AA
alıntıdır

Locations of visitors to this page Toplist