24 Şubat 2010

Aşkın Nur Yengi: Aşkın Şarkıları

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 23:44

Altın Güvercin, Altın Portakal ve Çeşme Müzik festivallerinde müzikal başarıları ve Eurovizyon’da boy göstermesiyle müzik otoritelerinin ilgisini çekmiş olabilir ancak tüm Türkiye’nin onu tanıyıp sevmesi 1990’da yaptığı ‘Sevgiliye’ albümü ile oldu. 2 Milyon satış yaparak büyük bir başarıya imza atan albümü, Sezen Aksu’nun desteklediği en parlak öğrenci Aşkın Nur Yengi’ye pop müzikte yepyeni bir kulvar açtı. Güçlü sesi, akıllara kazınan etkileyici yorumu Yengi’ye 10 albüm, sayısız yurt içi ve dışı konser getirdi. ‘Ayrılmam’, Hesap Ver’, Yazık’, Karaçiçeğim’ gibi unutulmaz hitlerini GHETTO sahnesinde seslendirecek olan Yengi’nin bu romantik ve nostaljik konserini kaçırmayın.

Yer:Ghetto
Kalyoncu Kulluk Cad. No: 10 Taksim, Beyoğlu
İstanbul

Tarih : 12 Mart 2010 Cuma 22:30
Fiyat : 39,50 TL
Bilet Satış Yerleri :Biletix

alıntıdır

11 Şubat 2010

NEDEN MESLEĞİNDEN UZAK KALDI?

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 23:46

AŞKIN NUR YENGİ, KATILDIĞI BİR PROGRAMDA NEDEN MESLEĞİNDEN UZAK KALDIĞINI İLGİNÇ CÜMLELERLE AÇIKLADI?
Uzun zamandır mesleğinden uzak kalan ünlü şarkıcı Aşkın Nur Yengi suskunluğunu bozdu. Katıldığı bir programda konuşan ünlü şarkıcı herkesi şaşırttı.

Aşkın Nur Yengi, neden uzun zamandır ortalıklarda görünmediğini şöyle açıkladı: “İlk önce herşey okeyleniyor, sonra kimse geri dönmüyor!” tv8′de ‘Salı Sefası’ programına konuk olan Yengi, son dönemde tuhaf bir durum yaşandığını belirtti: “Masaya oturuyoruz, ciddi ciddi konuşuyoruz. Her şeyde anlaşıyoruz. Sonra olumlu olumsuz tekrar aramıyorlar bile…”

alıntıdır

04 Şubat 2010

Kaliteli program kalmadı mı?

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 00:32

Tv8’de yayınlanan Oktay Kaynarca ve Zara’nın sunduğu Salı Sefası adlı programda televizyon ve müzik sektörü ile ilgili çok önemli konulara değinildi.

Uzun yıllardır piyasada çok fazla yer almayan ve her televizyon programına konuk olmayan sanatçılar bunun nedenlerini şöyle açıkladı.

Kızı Nazlı’nın doğumu ile hem kendisinin hem de eşi Haluk Bilginer’in hayatının çok değiştiğini anlatan sanatçı Aşkın Nur Yengi, “Şu an Nazlı’nın başka bir keyfini yaşıyoruz. 3-5 sene sonra farklı bir keyfi olacak. Bir model olacak baba onun için, aradığı erkek o olacak, belki benimle zıtlaşacak. Bunlar hayatın en keyifli anları belki de bunları kaçırmamaya çalıştığım için tercihlerimi evde kalmak adına kullanıyorum. Bir de artık içerikli kendimi içinde görmek istediğim beni heyecanlandıran projeler yok, eskiden çok güzel işler vardı. Sizin güzel bir programınız var ve buradayım elle sayılır adette program var artık. Onlarda yer alıyoruz. Kendimizi doğru ifade edebilmek adına seçici olmaya çalışıyoruz. Birde artık yıllar içerisinde dilediğin kadar uzak dilediğin kadar yakın olabilecek şansın oluyor mesleğine. Yani elinde malzemen bileziğin var ise avantaj oluyor ” dedi.

Yengi yeni projelerin var mı sorusu üzerine; “ Heyecanlandıran bir iş gelmedi” edi ve ekledi: “Gelen şeylerde de tuhaf bir durum var, bilmem sizde de oluyor mu? Mesela çok ciddi bir şekilde masaya oturup her şeyi konuşuyoruz, her şeyde anlaşıyoruz. Sonra geriye dönmüyorlar. Etik olarak çok yanlış. Olumlu olumsuz dönülür. Ama haber vermiyorlar. Olur olmaz hiç problem değil ama her şeyde mutabık kalıp atık bundan sonra hangi adımı atmamız gerekiyor sorusunun cevabı yarın sizi arayacağız, her şey tamam sizsiniz castımız, ertesi gün haber yok. Konserlerde bile oluyor bu”

Oktay Kaynarca bunların üzerine bir önceki hafta yayına katılan ve Türkiye’nin en uzun soluklu tv programlarından birini hazırlayıp sunan Beyazıt Öztürk’ün söylediklerini hatırlattı. Beyaz programda davet edildiği programlara gelene ve program başlayana kadar herkesin çok ilgilendiğini fakat program bittiğinde kimi zaman kapıyı gösteren kimseyi bulamadığını söylemişti. Beyaz kendi şovu sonrasında konuklarına özel CD hazırlatıyor ve evlerine çiçek yolluyormuş.

Türkiye’de müzikal içerikli dünyada takip edilecek projelerin azlığına değinen konuklar bir başka konunun daha altını çizdiler.

Kendi dallarında isim yapmış konukların bulunduğu Salı Sefası programının dünkü yayınında sunucular Oktay Kaynarca, Zara ve konuklar Erkan Petekkaya ve Aşkın Nur Yengi bu konu üzerine yaşadıkları sıkıntıları yarım kalan projelerini anlattılar. İşlerin peşinden koşturmak gerektiğini ama bunun sanatçının görevi olmadığına inandıklarını dile getirdiler.

Aşkın Nur Yengi ülkemizde büyük projelere yatırımların ilişkiler üzerinden yürüdüğünü, bu anlamda bir menajerlik hizmetinin olmadığını söyledi.

Konuyla ilgili görüşlerini bildiren oyuncu Erkan Petekkaya ise, “Sanatçının görevi büyük bir şey içerisinde yer almak. Sanatçının görevi hem şarkı söyleyip, hem tiyatro oyununa çıkıp, hem senaryo yazmak hem de organizasyonu yapmak değil. Projenin detayları ile profesyonelleri ilgilenmeli. Popüler kültür öyle yerleşti ki asıl sanatçılar küstüler, ufak bir küskünlük yaşıyorlar gibi” diye konuştu.

alıntıdır

08 Ocak 2010

Nazlı Için Ülke Değiştiriyorlar

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 10:46

Ünlü sanatçı Haluk Bilginer eşi Aşkın Nur Yengi ve kızı Nazlı ile yeni yıla Londra’da girdi. Bilginer’in Londra aşkını bilmeyen yok. Zuhal Olcay ile evliliği sırasında Londra’nın en lüks semtlerinden Nothing Hill’den ev satın alan Bilginer boşandıktan sonra daireyi elden çıkardı. Daha büyük ve lüks bir ev alan ünlü sanatçı hayatında önemli değişiklikler yapacağını açıkladı.

ALBÜMDEN SONRA

2010′a yeni evinde giren Bilginer Londra’yı eşine sevdirdiğini de söyledi. Haluk Bilginer eşi Aşkın Nur Yengi’yi, Londra’ya yerleşme konusunda ikna ettiğini belirtti. Ünlü çiftin, Aşkın Nur Yengi’nin yeni çıkaracağı albümden sonra bu kararlarını yürürlüğe koyacakları öğrenildi. Usta oyuncu kızları Nazlı’nın geleceği için böyle bir karar aldıklarını anlatarak, “Ben Londra’da okudum. Kızımın da o kentte okumasını isterim. Londra’yı çok seviyorum. Belirli bir süre orada yaşamak iyi bir fikir. Ailem de onayladı” dedi.

Nothing Hill’deki evi paylaşamadılar

Londra Müzik ve Drama Sanatları Akademisi’nde tiyatro eğitimi alan ve 25 yıl bu şehirde yaşayıp müzikallerde ve televizyon dizilerinde rol alan Haluk Bilginer, Zuhal Olcay ile de orada evlendi. Hatta Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay evliyken Londra’nın lüks semti olan Nothing Hill’de 312 bin pounda ev satın aldı. Boşanırken çift daireyi paylaşamadı. Olcay’ın “Her şeyi al bu evi bana ver” önerisine, Bilginer “hayır” dedi.

alıntıdır

30 Kasım 2009

“Pek dostum yok”

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 10:43

Aşkın Nur Yengi müzik camisında dost bulamamaktan yakındı.

Kamuran Tapul’un sunduğu ‘Bir Yıldız Masalı’ programında bu hafta Aşkın Nur Yengi konuk idi.

Katılanlar arasında Kubat da vardı. Televizyon gazetesinin haberine göre, Aşkın Nur Yengi, müzik camiasında çok fazla arkadaşı olmadığını belirterek “Yavuz (Bingöl) benim dünyamda bu konuda ne kadar yakınsa, Kubat ondan daha da yakındır. Mesleki olarak çok fazla görüştüğüm arkadaşım ne yazıkki yok. Hepsini tanıyorum, hepsine bu anlamda iyi dileklerimi sunuyorum ama bazıları vardır ya hani, kendine o kadar yakındır ki onun hiç sanatçı tarafını görmezsin, insan tarafını görürsün” diyerek Kubat’ın da ender dostlarından birisi olduğunu belirtti.

alıntıdr

Ben komşunun kocası mıyım

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 10:40

Aşkın Nur Yengi, Nazlı bebek ilk doğduğu zamanlarda çocuğunu herşeyden öyle sakınmışki Haluk Bilginer sonunda isyan etmiş.

Dünya Bir Oyun Sahnesi programına konuk olan Aşkın Nur Yengi kızı Nazlı’yı ve annelik heyacanını anlattı

Kenan Işık: Nazlı doğduğunda onu çevreden ve hatta babasından bile biraz sakınmışsınız sanırım. Bunun sebebi neydi?

Aşkın Nur Yengi: Çünkü ben çok zor kavuştum Nazlı’ya. Çok sıkıntılı günlerden sonra oraya vardım. Dolayısıyla biraz görmemişin çocuğu olmuş durumu oldu. Hijyen merakı sardı, beni evhamlar bürüdü içimi. Dolayısıyla aman dokunmayın, aman ellemeyin diye evhamlanıyordum. Sonra bir baktım babası da elleyemiyor çocuğu… Haluk “ben komşunun kocası mıyım” demeye başladı. Yalnızca ellemek değil kucağına bile alamıyordu. Sonra kendime çekidüzen vermem gerektiğini düşündüm. Bu çocuk fanusta büyümez Aşkın dedim kendi kendime, elbette hastalanacak bu çocuk. Öpülmesine izin vermiyordum mesela, ama ben de öpmüyorum bir başkasının çocuğunu. Çünkü bebecikler mikroplara çok açıklar, ben de çok dikkat ediyorum. Ama bu babasına has bir şey olmamalıydı, orda suçluyum.

Kenan Işık: Biraz kıskançlık da oluyor muydu acaba, Haluk çocuğumuzu benden daha çok seviyor diye?

Aşkın Nur Yengi: Öyle bir şey hiç hissetmedim. Çünkü zaten öyle oluyor. Çocuk her şeyin önüne geçiyor. Sevinciniz de, akıttığınız gözyaşı da, her şeyiniz önce o oluyor.

Kenan Işık: Motosiklet aşkınız varmış, Nazlı’nın da ileride motosiklete binmesine izin verir misiniz mesela?

Aşkın Nur Yengi: Ben motor kullanırken bazen bayan olduğumu fark edenler sokak sokak takip ediyorlardı beni. Bir gün çok korktum, durduğumda motor devrildi. O günden beri motora binmeyi bıraktım. Bazen kendime soruyorum o soruları kendinin yaptığı şeyleri Nazlı’ya yaptırır mıydın diye. Zaman zaman kabul edemeyeceğimi fark ediyorum. Çünkü çok az bir jenerasyon farkımız olmasına rağmen kendi jenerasyonumdaki ahlak anlayışı başkaydı, saygı başkaydı, kadın erkek ilişkilerindeki dengeler bakaydı. Şimdi çocuğum için bazı şeyleri ne yazık ki uygun görmüyorum. Yani motosikletle böyle bir şey başına gelse ciddi olarak hırçınlaşabilirim.

Mesela ben futbola da meraklıyım çocukken. Sokakta erkek çocuklarıyla futbol oynardım. Bir gün annem geldi, ne işin var kısa şortla erkek çocuklarının arasında futbol oynuyorsun dedi ve bana bir tokat attı. O günlerde annemi anlamamıştım ama şimdi anlıyorum. Helal olsun o attığı tokatta diyorum. Gerçekten çocuğunuz olunca anlıyorsunuz annenizi.

alıntıdır

22 Kasım 2009

Aşkın Nur Yengi, ekranda ağlama krizine girdi

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 22:41

tv8′deki ‘Bir Yıldız Masalı’ programına konuk olan Aşkın Nur Yengi, kızının fotoğrafını görüp ve eşinin sözlerini duyunca gözyaşlarını tutamadı.

Kamuran Tapul’un sunduğu programda, Aşkın Nur Yengi’nin dostları, yakınları, sevenleri onu yalnız bırakmadı.

Sürpriz konuklardan birisi olan eşi Haluk Bilginer’in, stüdyoya girmeden önce, daha önceden çekilmiş bir kayıt ekrana getirildi. Elinde, kızları Nazlı’nın fotoğrafını tutan Haluk Bilginer, “İyiki varsın, iyiki benim hayatıma girdin. İyiki eşim oldun. Aşkımın anası, bir tanecik aşkım. Sana herşey için çok teşekkür ederim. Özellikle tatlı kızımız Nazlı için. Seni seviyorum” diye konuştu.

Bir anda gözyaşlarına boğulan Aşkın Nur Yengi, “En dayanamadığım şey bu. Kızıma dayanamıyorum. Tuhaf birşey. Kızım konusunda çok müthiş bir hassasiyetim var” diyerek hüngür hüngür ağlamaya başladı.

Bu sırada Haluk Bilginer içeri girdi ve Aşkın Nur Yengi’ye sarılarak teselli etmeye çalıştı. Yengi, “Kızımın güzel babası. En kıymetlim” diyerek bir süre ağlamaya devam etti.

Haluk Bilginer ise, “Ben senin hayatına seni ağlatmak için girmedim. Nikahımızda da ağladı aşkın, fotoğraflarımız var” diye konuştu. İkili, herkesin önünde birbirlerine aşklarını bir kez daha itiraf etti.

alıntıdır

16 Kasım 2009

Televizyonda çok ciddi bir çöküş var

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 00:22

Şarkıcı ve oyuncu Aşkın Nur Yengi, televizyon sektöründeki çöküşün müzikteki çöküşten daha büyük olduğunu söyledi.

Yengi, Türkmax’te ekrana gelen Serra Yılmaz ile Teme İçgüdü isimli programın konuğu oldu.

Televizyon ekranlarında neden yer almadığı ile ilgili açıklamada bulunan Aşkın Nur Yengi, “Televizyon sektöründe çok ciddi bir çöküş var. Belki de müzikten çok daha büyük bir çöküş. O projelerde sanatsal bir taraf olmadığı için, medyatik bir görüntü sergilemekle ilgili olduğu için var olmak istemiyorum” diye konuştu.

Ekranda gördüğü yapımlardan şikayetçi olan Yengi, “Televizyon kanallarında gördüklerimiz, seyrettiklerimiz bana korkutucu gelmeye başladı. Benim çocuğum da izleyecek onu. Seçiciliği sağlayabiliriz belki ama hepimiz o kadar iyi eğitimli miyiz?” dedi.

Yapımcıların ucuz şeyleri tercih ettiğine değinen Aşkın Nur Yengi, herkesin kararı ile bunun değişmesi gerektiğini ve seyirci olarak memnun olmadığı yapımların içinde yer almak istemediğini söyledi.

25 yıldır müzikle uğraştığına değinen Yengi, işine saygı duyarak ve en iyiyi yapma amacıyla uğraş verdiğini ifade etti.

alıntıdır

11 Kasım 2009

Domuz gribine rant isteyenler yüzünden çare bulunamıyor

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 00:01

Aşkın Nur Yengi, Türkmax kanalında yayınlanan “Serra Yılmaz ile Temel İçgüdü” adlı yemek programında domuz gribi salgını hakkındaki fikirlerini açıkladı.

Yengi, kuş gribi ve Domuz gribi hastalıklarının özellikle ortaya çıkarıldığını ve rant sağlamak amacıyla kasıtlı olarak çare bulunmadığını ileri sürdü:
“Bunların hepsinin çarelerinin olduğunu düşünüyorum. Ancak ilaç sektörü, bu ilaçları çıkarıp insanları hastalıklardan kurtardığı zaman, satış olmayacak ve ciddi rant kaybedilecek.”

Serra Yılmaz ise, 20-25 yıl önce bir profesörün kendisine zaman içinde bağışıklık hastalıklarının artacağını söylediğini ve bugün bu durumun yaşandığını anlattı.

alıntıdır

09 Kasım 2009

Tam bir alışveriş tutkunu olan Yengi bunun bir hastalık olduğunu itiraf etti

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 02:00

Aşkın Nur Yengi uzun bir aradan sonra ilk kez konuştu. Tam bir alışveriş tutkunu olan Yengi bunun bir hastalık olduğunu itiraf etti.

Annelik nasıl gidiyor?

Annelik doludizgin devam ediyor. Annelik bir kadın için hayatın en güzel dönemi. Kendini tanıdığın, bildiğin hayatında her şeyi yerli yerine oturttuğun, bundan sonra evladın için yaşayacağın bir dönemin içindeyim.

Nazlı’dan sonra neler değişti?

Küçük çocuk demek hayattaki en büyük keyif, eğlence demek. O evimiz içinde en büyük eğlence. Babasıyla mest şekilde yaşıyor.

Kızınız ileride hangi sanata yönelir sizce?

İki tarafa da bir mehili var. Zaman geliyor çok güzel şarkı söylüyor. Mimikleri ve yaptığı hareketler ve bu yaşta espri yapma özelliği oyuncu olabilme sinyali de veriyor. Ama biz çocuğumuzun yaşam içersinde tercihlerini kendisinin yapmasını dileyeceğiz.

AŞK GEÇİCİ KÖRLÜK

Uzun süredir sanat dünyasından uzak kaldınız? Şu anki sanat ortamını nasıl buluyorsunuz?

Şu anda sanat yok. Kim ne yapıyor? Herkes sürünüyor. Herkes internetten şarkı indiriyor. Ne emeklerin sana geri dönebiliyor, ne manevi duygular geri dönüyor. Fastfood bir dönem yaşıyoruz.

Erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiği söylenir? Haluk Bey’in kalbini nasıl çaldınız?

Bizimkisi tam tersine oldu. Haluk yemek yapmayı çok iyi bildiği için benim kalbim oradan geçti. Pilavı ve zeytinyağlı barbunyayı çok güzel yapar. Aşçılık onu keyiflendiriyor.

Evlilik aşkı öldürüyor mu?

Niye bitsin ki? Çocuk da devreye girince daha çok büyüyor. Aşk denilen kavramın belki heyecanı sakinleşiyor ama yerini daha derin bir sevgiye bırakıyor. Her şeyi doğru görüyorsun. Aşk geçici bir körlük.

Aşık olduğunuzda hayatınızda neler değişiyor?

Biraz sakar oluyorum. Ortaokulda kopya çekerken kızarırdım. Aynı öyle oluyorum, heyecanlanıp kızarıyorum.

Lüks tutkunuz devam ediyor mu?

Her kadının mücevher, çanta tutkusu vardır. Ben de kendime payıma düşenleri fazlasıyla yerine getiriyorum. Zaman zaman saçma olduğunu da düşünüyorum. Çünkü bunun sonu yok. Benim alışverişe karşı bir zaafım var. Belki travmatik bir durum bu. Çok da sağlıklı bir durum değil kabul ediyorum ama önüne geçemiyorum. Bu konuda kendimi ehlileştirmeye çalışıyorum. Kızım olduktan sonra biraz daha düzelirim zannetmiştim ama şimdi ona almaya başladım. Hastalığım nüksetti. Aşısının çıkmasını bekliyorum. İnşallah alışveriş hastalığımın aşısı çıkacak. Yan etkileri olmadan gönül rahatlığıyla olacağım.

SEZEN İKİ BESTE HEDİYE ETTİ

Yeni albüm projesi var mı?

2010′da albümü cesur yüreğimle çıkartacağım. Satıp satmayacağını bilmiyorum ama birileri güzel şarkıları hayata geçirmesi gerekiyor. Şimdi para eden şarkılar fastfood şarkılar.

Bir dönem vokalistliğini yaptığınız, küs olduğunuz Sezen Aksu ile çalışır mısınız?

2010′da çıkacak albümümde Sezen Aksu’nun iki şarkısı var. Bizim aramızda hiçbir zaman sorun olmadı. Biri kızım için biri de evliliğim için bana iki beste hediye etti. Aramızda bir polemik olsa, aramızda böyle bir diyalog olmazdı.

Haluk Bey’le sizi aynı proje içersinde görecek miyiz?

Sırf karı kocayız diyerek dizi ya da sinema filmi teklifi gelmesi bize çok cezbedici gelmiyor. Dolayısıyla içinde bulunmaktan keyif alacağımız enteresan senaryoları bekliyoruz.

HALUK GEÇ BABA olmanın keyfini yaşıyor

Haluk Bey nasıl bir baba? Çok mutlu. Geç bir baba olmanın getirdiği keyif de var içinde. Evlat sevgisi hiçbir şeye benzemiyor. Bir de kız çocuğu. Babanın zaafı farklı olan bir durumdur bu. Birbirlerinin dilinden daha iyi anlamaya başladılar. Artık Nazlı bir şeyleri söyleyip taleplerde bulunabiliyor. ilişkileri gün geçtikçe daha kuvvetleniyor.

İkinci bebek planı var mı?

Yaşadığım rahatsızlıklardan dolayı çok fazla istekli değilim. Çünkü çocuk büyütmek çok zor.

Evlat edinmeyi düşünür müsünüz?

Onu Madonna yapıyor. Beni aşar. Benim çok tatlı ve güzel bir kızım var. Ben onla çok mutluyum. Ben ona acaba yetebilecek miyim?

kaynak : Okan IŞIK - Bugün

alıntıdır

Locations of visitors to this page Toplist