Bendeniz’den samimi açıklamalar
90′lardan 2000′lere gelmiÅŸ unutulmayan ÅŸarkıcılardan biri Bendeniz… GeçtiÄŸimiz günlerde 10. albümü “Olsun”u çıkaran Bendeniz, artık kadınsı görünümü ve 30′lu yaÅŸlarının kendisine bıraktığı olgun deneyimlerle hayata bakıyor. Neden yalnızca kendi bestelerini okuduÄŸunu, niye hayattaki en deÄŸerli ÅŸeyin aÅŸk olduÄŸunu ve nicesini bu satırlarda anlatıyor.
3 yıllık bir aradan sonra yeni albümünüz “Olsun”la yeniden sevenlerinizin karşısına çıktınız. Öncelikle nasıl bir albüm oldu?
Çok dinamik ve aynı zamanda duygu dolu bir yaz albümü oldu. Yine kendi ÅŸarkılarımı yorumladım. Kendi bestelerimi okumaktan hiçbir zaman vazgeçmedim ve vazgeçmeyeceÄŸim. Bir sanatçının kendi ÅŸarkılarını söylemesi çok büyük bir haz… Yeni albüm genel anlamıyla hareketli, ama 4 tane de slow ÅŸarkı var ki gerçekten eski ”Bendeniz slowları”nı aratmayacak… Bu albüm hislerimi tamamen yansıttığım bir albüm oldu.
Albümün ismi “Olsun”. Bendeniz, ne olsun istiyor peki?
“Olsun” albüme ismini veren ÅŸarkı. Bu ÅŸarkı son anda, 10 dakika içinde yazılan, ama benim albümümde en sevdiÄŸim ÅŸarkı. Hatta ikinci klibimi bu ÅŸarkıya çekeceÄŸim. Tamamen akustik soundla düzenlenmiÅŸ bir parça. Söz ve müzik açısından diÄŸer ÅŸarkılardan çok farklı ve uzun zamandır insanların özlem çektiÄŸi türden duygularla dolu. Olsun, ama hep iyi ÅŸeyler olsun diyelim.
Son albümünüzde de yine tüm söz ve müzikler size ait. Başkalarından söz ya da beste hiç almıyorsunuz. Bestelerini beğendiğiniz kimseler yok mu, neden almıyorsunuz? Ya da kendi söz ve bestelerinize çok mu güveniyorsunuz?
Ben albümümde kendi şarkılarımı söylediğim zaman ancak o zaman o albüm, benim albümüm diyebiliyorum. Bu piyasada benim için şarkı yapabilecek çok az kişi var. Onların da çok uğraşması gerekir. Çünkü benim sesimin kendine has bir tavrı var. Bunu ortaya koyacağım şarkılar olmadığı müddetçe de şarkı gerçek değerini bulmuyor. Aynı şekilde benim yaptığım parçaları da ancak, tarzı bana yakın kişiler yorumlayabilir. Ben müzikal anlamda çok farklı şeyler yapabilecek bir sanatçıyım. Başka sanatçılara göre de besteler yaparım, sevdiğim arkadaşlarımı geri çevirmem, yardımcı olmaya çalışırım, ama benim bunlardan çok daha önemli çalışmalarım var.
Şarkılarınıza yine yalnızlık duygusu hakim. Sizi yanınızda birileriyle görmüyoruz ya da duymuyoruz. Yalnız kalmak sizin tercihiniz mi?
Yalnız deÄŸilim aslında, yalnızlık Allah’a mahsus ki o bile melekleriyle. Ben sadece evini çok seven biriyim. Dostlarımla, arkadaÅŸlarımla herkesle evimde vakit geçiririm. Çok da fazla kiÅŸiyle görüşmeyi sevmem. Hatta yakında telefon bile kullanmamayı düşünüyorum. Lüzumsuz kiÅŸilerle zaman kaybedeceÄŸime daha faydalı iÅŸler yapıyorum. Her koÅŸulda kendime zaman ayırıyorum.
İlk çıkardığınız albümlerde daha rock bir görünümünüz vardı. Ama şimdi yeni imajınızla çok daha kadınsı ve seksi görünüyorsunuz. Peki, siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Aslında yeni albümde gördüğünüz benim gerçek halim. Daha önceki yıllarda sergilediÄŸim tarz, baÅŸkalarının benim üzerimde yaptığı tarz denemeleriydi. Benim doÄŸal halim ÅŸu anki halimdi her zaman. Onların hepsi bir imaj çalışmasıydı. Åžu an doÄŸal Bendeniz’le karşı karşıyasınız.
“İsviçre’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde besteci olarak kendime sonuna kadar güveniyorum”
İsviçre’de doÄŸdunuz ama burada yaÅŸamayı tercih ettiniz. EÄŸer İsviçre’de yaÅŸasaydınız, orada da Türkiye’deki gibi ünlü bir ÅŸarkıcı olabilir miydiniz?
İsviçre’de doÄŸdum, ama orada büyümedim. Ben sadece yazları İsviçre’deydim. Ve liseden sonrada orada 2,5 sene bir eÄŸitim süreci geçirdim. Sonrasında da ailemle buraya döndüm zaten. İsviçre’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde besteci olarak kendime sonuna kadar güveniyorum. Bu iddiamı da ilerdeki projelerimde ortaya koyacağım. Bende müzikal yelpaze çok geniÅŸ. Müzikal anlamda Bendeniz’in aslında çok daha baÅŸka hünerleri var. İçimdeki diÄŸer hünerleri de en kısa zamanda göstermek istiyorum.
Sizin çılgın bir tarafınızın olduÄŸu söyleniyor. Peki, insan 30′lu yaÅŸlarını yaÅŸarken hayata nasıl bir bakış açısıyla bakıyor? Daha mı vurdumduymaz ya da oturaklı oluyor?
Ben 30′lu yaÅŸlarıma çok saÄŸlam deneyimlerle geldim. Hazmederek ve yavaÅŸ yavaÅŸ soluyarak… Ama ÅŸunu öğrendim ki hayatta en deÄŸerli ÅŸey; huzur ve mutluluk. Bu da maddiyattan geçmiyor asla. SevdiÄŸim insanla bir tas çorba içerek bile yaÅŸayabilirim. Her ÅŸeyin en alasını gördüm, ama özenilecek hiçbir ÅŸey yok inanın. O yüzden özenen gençlerimize çok üzülüyorum. Ben Türkiye’de 18 yaşımda en tepede olduÄŸum zaman bile hiçbir ÅŸeye özenmedim. Bu sanırım biraz yetiÅŸtirilme tarzıyla ve aile terbiyesiyle ilgili. Ben aslında görebileceÄŸiniz en normal ve en doÄŸal yaÅŸayan sanatçılardan biriyim. Her iÅŸimi kendim görürüm. Yemek yapmaktan baÅŸlayarak her ÅŸeyi dahil edebilirsiniz buna. Bundan da büyük haz alıyorum. Becerebilmek ve yaratmak benim için büyük bir zevk.
“Bütün aşıklar zan altı, muhabbetler bel altı” diye yazdığınız bir ÅŸarkınız var. Åžimdilerde yaÅŸanan aÅŸkları nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Herkes aşkına sahip çıkmalı! Hayattaki en değerli şey; aşktır. Kim aksini söylerse yanılır. Dünya, sevgi üstüne kurulmuştur. Sevgi bitince de dünya sona erecektir. Ki zaten sonuna gelmeye başladık gibi. İnanıyorum ki insanlar maneviyatlarına sarıldıkları zaman dünya hep ayakta kalacak ve cennet haline dönüşecek.
Sizce son yıllarda çıkan şarkıcılar iyi müzik yapma değil de para derdinde mi?
Aslında bu çok uzun zamandır böyle. Bizim zamanımızda da böyleydi. Yapımcı hep para derdindeydi halen de öyle. Bizde sanatçıya fazla laf düşmüyor. Albümler yapımcıların istediği gibi oluyor aslında. Sanatçı hep suçlanan oluyor. Ama sanatçı kendine yetebildiği an bu çemberi kırıp yapmak istediklerini ortaya koyar. Tabii ben sanatçı derken yaratan kişilere diyorum. Yaratmayan kişiler sanatçı değildir. Onlar şarkıcı ya da yorumcudur. Bizler duygularımızı doğru tuttuğumuz müddetçe her zaman para ikinci
planda kalır. Para kazanmayı onlara bırakıp müziği ayakta tutuyoruz. Popüler kültürün bize kaybettirdiği tek nokta bu! Bunlar tercih meselesi. Ben şuan en popüler kimliğe de oynarım. Bunu yapmak çok kolay. Ben zoru seçiyorum. 20 sene, 50 sene sonra da şarkılarımın dinlenmesi beni mutlu edecek. Sanat kalıcı bir şeylerle insanların gönüllerinde var olmaktır. Daha güzeli var mı?
alıntıdır