30 Ocak 2010

Dedikoduları Tuğba çıkardı

Kategori: Tuğba Özerk — PearL @ 11:39

Sanat dünyasında ‘Cimri’ olmakla itham edilen Demet Akalın’ın, ‘Çok masraf olacak’ diye arkadaşlarını düğününe davet etmediği iddiası magazin gündemine bomba gibi düştü. Geçen hafta evlenen güzel şarkıcının, düğününe katılmak isteyen yakın arkadaşlarına “Kişi başı 80 euro, tek gelin” diyerek cep telefonundan mesaj gönderdiği öne sürüldü.
Çiçeği burnunda gelin Demet Akalın, bu söylentiler karşısında sessiz kalamadı ve hakkındaki iddiaları “dedikodu” olarak nitelendirdi. Akalın bunun sorumlusu olarak da meslektaşı olan arkadaşı Tuğba Özerk’i sorumlu tuttu. Güzel şarkıcı, “Bunlar Tuğba’nın işi. Onu aradım ama sadece yanında makyözün gelmesini istemediğimi söyledim” dedi.

alıntıdır

Aşk Tatili Bitti

Kategori: Teoman — PearL @ 11:36

Aşk Tatili Bitti Teoman ile oyuncu sevgilisi Ekin Türkmen İstanbul’a döndü.

Teoman ile oyuncu sevgilisi Ekin Türkmen Brezilya’da Rio DeJanerio’daki tatillerinin ardından İstanbul’a döndü. Önceki gün İstinye Park’ta birlikte yemek yiyip, alışveriş yapan ikili, fotoğrafları çekilirken birbirlerinden uzaklaştı. Teoman, gazetecilere, “İyi fotoğraf çekemediniz herhalde sürekli çekiyorsunuz” diye espri yaptı.

alıntıdır

Teoman, Kenan Evren’i alkışlayan üniversiteliler için ağır konuştu

Kategori: Teoman — PearL @ 11:34

Şarkıcı Teoman, NTV’de ülke gündeminin konuşulduğu bir programa Elif Şafak ile birlikte katıldı. Elif Şafak’ın gençlerden umutlu olduğunu söylemesi üzerine araya giren Teoman, “O salaklar o herifi alkışladı, hala aklım almıyor” diye tepki gösterdi.

Teoman’ın ’salaklar’ diye kızdığı gençler Muğla Üniversitesi öğrencileriydi. 1 Mart 2006′da Muğla Üniversitesi’nde düzenlenen Genç Bakış programında Kenan Evren, gençlerin karşısına çıkmıştı. Programda birçok sözü alkışlanan Evren, “12 Eylül darbesinden dolayı hiç pişmanlık duydunuz mu?” sorusunu ise şöyle yanıtlamıştı:

“12 Eylül darbesinden dolayı hiç pişmanlık duymuyorum. Eğer yeniden Genelkurmay Başkanı olsam ve o şartlar yaşansa yine müdahaleden çekinmezdim. Silahlı Kuvvetler mensupları olarak bu müdahaleyi inanarak yaptık. Bu müdahaleye ben tek başıma karar vermedim. Müdahale öncesinde çok sayıda insan gelip bizden müdahalede bulunmamızı istiyordu. 12 Eylül öncesinde kuvvet komutanları, ordu komutanları ile ayrı ayrı görüştüm.”

alıntıdır

ŞAHAN’DAN ANEKDOTLAR:

Kategori: Şahan Gökbakar — PearL @ 11:28

Evin güldüren çocuğu eskiden beri siz miydiniz?

- Evet. Aslında annem de çok komik bir kadındır. Hani bazen ne yapacağımızı bilemediğimiz durumlara düşeriz ya, annem saf, çok iyi niyetli biri olduğu için bu durumlara daha sık düşerdi. Ben de o durumlarla çok dalga geçerdim.

Hatırladığınız bir iki anınız var mı annenizle ilgili?

- Çok var. Mesela bir gün annem ve Togan evin koridorunda top oynuyorlar. Biz de küçüğüz; daha ben 7, Togan 3 yaşında. Annem topu ayağıyla Togan’a atıyor, o da geri yolluyor. Derken Togan ayağını biraz erken kaldırdı ve topa basıp düştü. Kafayı da kütüphanenin kenarına vurdu ve yarıldı kafası. Annem panik haliyle babamın işyerini aradı. Babam da o zaman bir şantiye yapımında çalışıyor. Telefona sekreter çıkmış, annem “Selçuk’a söyleyin çabuk gelsin, çocuğun kafası patladı” dedi. Komşularla apar topar hastaneye gitti annemler. Ben evde kaldım. Aradan yarım saat geçmedi 5 tane itfaiye arabası bizim sokağa girdi. Camdan bir baktım bizim eve doğru geliyorlar. En öndekinin içinde de babam. Muzaffer itfaiyeci gibi. Koşa koşa yukarı çıktı babam “Nerde, nerde” diye soluk soluğa sordu. “Ne nerde baba, gitti onlar” dedim. “Nerde, tüp patlamış” dedi. Sonra durum anlaşıldı ama annemin orada “patlama” kelimesini seçmesi işleri karıştırmış.

Başka hikayeler var mı?

- Bir keresinde de yolda giderken çikolata diye tutturmuştuk. Bir bakkala girdik. Annem “Çikolata alacaktım” dedi. Bakkal da “Hangisinden olsun?” diye sordu. Annem çikolata rafını gösterdi “şuradakilerden olsun” dedi. Bakkal bu sefer “Hangi boy olsun” diye bir soru yöneltti. Annem de küçükleri gösterirken tükürüğü boğazına kaçtı, “Bu boklardan” deyiverdi. Bakkal bize deli muamelesi yapıp ailece dışarı attı. Bir keresinde de market alışverişine gittik. Tüm alışveriş boyunca ben gözlerimi şaşı yapıp “Anne bana bunlardan alsanaaaa” diye komiklik yaptım. Sonra kasaya gittik. Kasiyer kadın ürünleri okuttu, sonra anneme bir döndü, kadın şaşı. Annem kadının suratına doğru bir patladı ama nasıl gülüyor. Kadın bir bozuldu “Hanımefendi çok ayıp” dedi. Annem “Size gülmüyorum, bu çocuğa gülüyorum” dediyse de zor durumda kalmaktan kurtulamadı.

İlk aşkınızı hatırlıyor musunuz?

- İlkokul dört… Mehveş…

O sizi hatırlıyor mudur?

- Yok. Platonikti. Muhtemelen şimdi evlenmiş iki, üç tane çocuğu olmuştur. Bu satırları okuyunca da şaşırır. Bir kere dut ağacına çıkmıştı. Daldan dala geçerken kıza aşık oldum. Sonra gözlerimin içine bakarak bana dut vermişti. ılk defa o zaman heyecanlanmıştım.

Röportajda travmalardan söz ettik. Peki sünnetiniz bir travma mıydı sizin için?

- Ben 3 yaşındayken ızmir’de sünnet oldum. Dedemin bir Anadol’u vardı. Beni arka koltuğa oturttu, hastaneye götürdü annemle. Ameliyathanenin kapısında ikisinin suratını hatırlıyorum, sonra siyah bir maske koydular. Ben “anne diye” bağırmaya çalışırken bayıldım. Sonra da uyandığımda oyuncaklar hediye ettiler. Bunu hatırlıyorum.

Düğün yapılmadı mı?

- Yok yapılmadı. Hiç eksikliğini de hissetmedim. Hastaneden eve gittik, oraya da oyuncaklar geldi. Sonra da annemin icadı olan önü kesik pijama ile bir hafta gezdim. Küçük yaşta olmak çok daha iyi. Benim bir arkadaşım vardı, 14 yaşında sünnet etmeye götürdüler bunu, sonra çocuk kekeme oldu. Hiç yapmasalar daha iyiydi.

alıntıdır
kaynak : hürriyet

Şahan’ı Karnıyarıkla Tavlamış

Kategori: Şahan Gökbakar — PearL @ 11:24

Merve Sevi, Şahan Gökbakar’ın kalbini yaptığı yemekle çalmış! Güzel oyuncunun yakın arkadaşlarına, “Şahan’a karnıyarık yaptım, bayıldı ve aşkımız başladı” dediği konuşuluyor.

Aşk yaşadıklarını açıklayan oyuncu Merve Sevi ile Şahan Gökbakar’ı birbirine yaklaştıran ortak tutkunun ‘Yemek sevgisi’ olduğu ortaya çıktı. Şahan Gökbakar’ın röportajlarında, “Birlikte olacağım kadının güzel yemek yapması şart” dediği biliniyor.

AŞK MUTFAKTA BAŞLAMIŞ

Merve Sevi’yi tanıyanlar ise güzel oyuncunun mutfakta usta olduğunu, özellikle ev yemeklerini çok iyi yaptığını biliyorlar. Sevi’nin yakın arkadaşlarına, Şahan ile iki ay önce bir alışveriş merkezinde karşılaştıktan sonra “Şahan’ın evinde ilk buluşmamızda ona çok sevdiği ‘karnıyarık’ yemeği yaptım, bayıldı ve aşkımız başladı” dediği iddia ediliyor.

YEMEK PİŞİRİYORLAR

Görüntülenmemek için Şahan Gökbakar’ın Rumelihisarı’ndaki evinde buluşan ikilinin, her buluşmalarında mutfağa birlikte girip yemek yaptıkları konuşuluyor. İlk aşkı olduğunu itiraf ettiği Paşhan Yılmazel ile bir yıl birlikte olan Merve Sevi’nin Yılmazel’den, Şahan Gökbakar yüzünden ayrıldığı dedikodularına ise Sevi’den şimdilik bir açıklama gelmedi.

ŞAHAN’LA OYNAMAM SAÇMA OLUR

Merve Sevi ile evlilik planları yaparken ayrılan Paşhan Yılmazel ilk kez konuştu. Yılmazel, “İlişkimiz ihanet yüzünden bitmedi. Biz ayrılalı bir ay oldu. İnşallah mutlu olur. “Recep İvedik’te oyuncu olarak yer alır mısınız” sorusuna ise Yılmazel, “Bu saaten sonra Şahan’la oynamam çok saçma olur” diye cevap verdi.

alıntıdır

Sertab Erener fotoğrafçılığa merak sardı

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 11:20

Geçen hafta erkek kardeşi Serdar Erener ile Nil Karaibrahimgil’in nikah töreni için Mısır’a giden Erener, burada çektiği fotoğrafları twitter’daki sayfasında yayınladı.
twitter’da mini bir sergi açan Erener, çektiği fotoğraflar hakkındaki yorumları da takip ediyor. “Etfu şehri Horus Tapınağı ve Nil Nehri’nden kamerama yansıyan bazı fotoğrafları sizlerle paylaşmak istedim :)” diyen Erener’e övgü dolu yorumlar yağıyor.

alıntıdır

‘VAR MI?’ DEMEK İÇİN GÜN SAYIYOR

Kategori: Serdar Ortaç — PearL @ 11:16

Serdar Ortaç bugünlerde çok meşgul! Mayıs ayında çıkaracağı ‘Var mı?’ isimli yeni albümünün çalışmalarına başlayan Serdar Ortaç, Rusya’nın müzik listelerinde bir numaraya yerleşen hip hop grubu Timati ile de bir single çıkarmayı planlıyor. Geçen yaz aylarında Ajda Pekkan, Sibel Can, Bengü, Yeşim Salkım ve Nazlı’ya verdiği şarkılarıyla liste başı olan Ortaç, şimdi kendi albümünde seslendireceği şarkıları seçiyor. Aranjörü Volga Tamöz ile aralıksız çalışan sanatçı, yeni albümünün de çok beğenileceğinin altını çiziyor.

YARI TÜRKÇE YARI RUSÇA
Rusya, Azerbaycan ve Arap ülkelerinde büyük ilgi gören Ortaç, Rus hayranlarını da unutmadı. Rusya’nın yıldızı Timati ile bir single yapacak olan sanatçı, şarkıyı yarı Türkçe yarı Rusça seslendirecek…

alıntıdır

İsmim Rıfat olsaydı adım erkek popçular arasında geçerdi

Kategori: Rober Hatemo — PearL @ 11:12

Rober Hatemo, üç yıl aradan sonra “Mahrum” adını verdiği maxi single’ıyla sevenlerinin karşısına çıktı. Yeni çalışmasını piyasaya sürdükten hemen sonra görüştüğümüz ünlü şarkıcı, söyleşimiz sırasında şaşırtıcı bir iddiada bulundu: “ısmim Rober değil de Rıfat olsaydı, şu an çok daha zengin olurdum ve adım erkek popçular arasında geçerdi!”

13 yıldır müzik piyasasının içindesin. Her albümde hit parçalar çıkardın. Fakat adın hiçbir zaman popüler erkek popçular arasına bir türlü girmedi. Neden sence?

- Çünkü ben çok girift (karışık, çapraşık) yaşamıyorum. Her şeyi söyleyemiyorum. Bunun da bana göre sebepleri var.

Nasıl söyleyemiyorsun?

- Söyleyemiyorum işte. Herkes her şeyi söylüyor. Bu durum bana komik geliyor. Ben komik duruma düşmekten hep nefret etmişimdir. Ayrıca çok zor bir hayatım var Sema… Adım Rober…

Ne olmuş adın Rober’se? Bunun ne gibi bir zorluğu olabilir ki?

- Size yaşamıyormuşum gibi geliyor değil mi? Aslında size değil, herkese öyle geliyor. Neden, çünkü ben hep geri planda duruyorum, yaşadıklarımı anlatmıyorum, konuşmuyorum. Bu yüzden de hiç sıkıntı yaşamıyormuşum gibi geliyor.

Ne gibi sıkıntılar yaşıyorsun?

- Bundan birkaç yıl önce yaşadığım bir olay var, hatırlamıyor musun?

Hatırlıyorum… Ergenekon davasında senin de adın geçmişti. İstiklal Marşı’nı kötü okuduğun gerekçesiyle ölüm listesinde adının olduğu ortaya çıkmıştı.

- Bu ufak bir şey mi? Benim psikolojim, ruh halim, annem, babam yok mu? Ben evin içinde ne haldeyim, kim bilir ki? Bu yaşadıklarımdan bir tanesi. Bu durum devede kulak… Duymadığınız çok şey var. Bunları yansıtmamaya çalışıyorum. Kalkıp röportaj vermiyorum, buna gerek duymuyorum. Çünkü insanların genel olarak hakkımda kötü şeyler düşündüğünü düşünmüyorum. Öyle olsaydı zaten, albümlerim satmaz, konserlerim bu kadar dolmazdı. Zaten bunların siyasetle, politikayla alakası var, halkla alakası yok. Her gün halkın içindeyim, onlarla hiçbir sorunum olmadı bugüne kadar.

5 SİLAHLI ADAM TEPEME ÇIKTI, BEN KORKMADIM

Yaşadığın bu olay için “devede kulak” diyorsun. Daha ağır neler yaşamış olabilirsin, merak ettim?

- Çok şey. Bu çalıştığım kulüplerde de oldu. Sonunda üstüme bir korkaklık çöktü. Benim de yapımda sinmek, korkmak yoktur aslında. Zamanında tepeme beş tane silahlı adam da çıktı. Tırsmadım bile.

Beş tane silahlı adam mı, neden?

- Bir yerde çıkıyordum, sözleşmem bitmişti, gidecektim. “Gidemezsin, vurdururuz seni” dediler. Bu beni hiç korkutmadı. Bindim arabama, çekip gittim. Hiç böyle şeylerden korkmam. Ama bütün bu yaşadıklarım beni biraz sindirdi…

Yani gayrımüslim olduğun için bunları yaşadığını iddia ediyorsun…

- Belki de.

İsmin Rıfat olsaydı ne olurdu?

- Rıfat ismiyle pop müzik yapıyor olsaydım, bu şarkılarla, bu duruşla sanıyorum her şey çok daha başka olurdu. Belki çok daha zengin olabilirdim. “Nedenerkek popçular arasında adın yok?” dedin ya, Rıfat olsaydım adım o isimler arasında geçerdi işte.

Yok, sanmıyorum… Yani Rober olduğun için erkek popçular arasında adın geçmemesi pek inandırıcı gelmedi bana…

- İnan sebebi bu.

Bu ülkede etnik kimlikle popüler olan ne ilk ne son kişisin…

- Müzik dünyasında popüler olmuş tek kişiyim…

Yok canım, bir sürü isim var…

- Bu kadar popüler olan ilk benim. ılk olduğum için de bunun ağırlığını taşıyorum. Fakat bu böyle gitmeyecektir, değişecektir. Çünkü insanlar yaptığım işe sevgimin ve saygımın farkındalar. Neyse… Ben ülkemi, topraklarımı çok seviyorum. Türk’üm. Dedelerimin dedesi de bu topraklarda yaşamış. 18 ay askerlik yaptım. Bu ülkenin taşına toprağına ölürüm ben.

KELLEME BiNLERCE DOLAR KOYDULAR

Demek hep hüzünle olmanın ve geri planda durmanın sebebi bunlarmış…

- Öyle… Senin kellene bilmem kaç bin dolar konulursa nasıl hüzünlü olmazsın ki?

Ölüm listesinde adının geçmesiyle ilgili dava nasıl sonuçlandı?

- Emniyet birimi ile gerekli görüşmeleri yaptım. Hatta bana devlet güvencesi bile teklif ettiler. Ama ben durumun o boyutlara gelmesini istemedim. Zaten emniyet takipteydi. “ıçin rahat olsun” dediler. Tabii ki ben de onlara güvendim. Böylece o süreci atlattım. Gezmedim, dışarı çıkmadım, böyle korudum kendimi işte.

Silah taşıyor musun?

- Bunun cevabını vermek istemiyorum. Ben kendi kendimi koruyorum. Benim de birtakım kalkanlarım var.

Peki… şimdi gelelim bu son single’a… Uçuk kaçık bir Rober yok bu klipte. Daha olgun bir adam var sanki…

- Büyüdüm. Ayrıca “Mahrum” slow bir şarkı. “Hurra”nın klibinde uçuk kaçık şeyler yapacağım yine. Özelimde de böyleyim ben. Uçlarda yaşayan bir adamım…

İzlanda’da klip çektin, masraftan kaçınmadın…

- En iyisini yapmak istiyordum, ama yazıldığı gibi 250 bin dolan falan harcamadım. Toplam harcadığım 100 bin TL bile değil.

Buzulları gördün… Ne düşünüyorsun küresel ısınmayla ilgili?

- Durum gerçekten fena… Ayaklarınızın altından o buzulların eriyip, akıp gittiğini görüyorsunuz. 50 yıl sonra oranın kalmayacağı söyleniyor. Benim gittiğim yer dünyanın üçüncü buzuluydu… Düşünsenize 50 yıl sonra orası kalmayacak. Zaten klipte de buzların eriyip, akıp gittiğini görürsünüz. “2012” filmini izledim, sabaha kadar uyuyamadım. Korktum yani… Beni çok etkiledi, rahatsız etti. Dünyanın sonu böyle mi gelir bilmiyorum ama dengeler değişecek, bu bir gerçek…

KADINLARDAN HOŞLANIYORUM

Sevgilin var mı?

- Sevgilim yok. Ama tabii ki hayatıma birileri girip çıkıyor.

Sürekli cinsel hayatın hakkında yorumlar yapılması canını sıkıyor mu?

- Yoo, sıkmıyor. Eskiden çok konuşuluyordu ama artık kimse bir şey demiyor galiba. En azından benim kulağıma gelmiyor. Ben yine de söyleyeyim ama, kadınlardan hoşlanıyorum ve evlenmek istiyorum. Bir çocuğum olsun… 35 yaşında evlenip çoluk çocuğa karışacağım. Bir yılım kaldı…

BENDE SİNDAKTİLİ VARDI

Parmak aralarındaki kesikler dikkatimi çekti, neden oldu?

- Parmak aralarım yapışıktı. Sindaktili bunun adı. Aynısı ayak parmaklarımda da var ama az. O rahatsız etmiyor. ıki elimin parmakları doğuştan yapışıktı. Altı yaşında ayrıldı parmaklarım. Altı yaşına kadar beklemek zorunda kaldık. Çünkü bir tek bunu kesme aleti Çapa’da varmış. Bize 6 yıl sonrasına randevu vermişler. Baldırımdan parça alıp, aralara koymuşlar, böylece parmaklarım ayrılmış. O yüzden ellerimi hiç sevmem. Görüntüsü kötü yani… En zoruma giden da, hâlâ bilardo oynayamıyorum.

EUROVISION’DAN UMUDUM YOK

Etnik kimlikli bir Türk’ün, Türkiye’yi Eurovision’da temsil etmesi çok değişik bir şey olurdu. Çok hoş bir ışık olurdu bence. Ama bana şu ana kadar Eurovision’dan teklif gelmedi. Umudun var mı dersen, pek umudum da yok… Aslında ne kadar hoş olur, değil mi? Teklif gelse, “evet” derim. Çok güzel bir ekip kurar ve ülkemi en iyi şekilde temsil ederim.

alıntıdır

Mustafa Sandal TV sunucusu oluyor

Kategori: Mustafa Sandal — PearL @ 10:57

Mustafa Sandal TV sunucusu oluyor. Peki Sandal hangi programı sunacak? Cevabı Mesut Yar veriyor…

Musti artık sunucu
Hazırlığı yetişseydi pazartesi Star Ana Haber önünde televizyon topuna çok geç giren bir sunucuyla tanışacaktık Kimsin Sen isimli yarışmada… Merak ettirmeyelim. Mustafa Sandal artık bir TV sunucusu olarak kucaklaşacak hayranlarıyla. Onun içindeki oyuncu cini bilen biri olarak, hakikaten geç alınmış bir karar diyorum buna… Bir de riskli sanırım. Telefon kartı reklamlarında gördük ki Musti hakikatli bir oyuncu. Ben onun dizi kulübesinden gireceğini düşünüyordum sahaya. Daha az riskli bir adresten yani… O, yarışmayla başlıyorum dedi. Dilerim, kendine Kimsin Sen diye sorduğunda büyük bir tatminle yanıt vereceği bir alan olur sunuculuk mecrası. Başarılar dilerim!

alıntıdır

FERHAT GÖÇER AVRUPA KONSEYİ’Nİ BÜYÜLEDİ

Kategori: Ferhat Göçer — PearL @ 10:30

Alman, Azerbeycan, Fransız, İngiliz, İspanyol, İsveç, Portekiz ve Türk parlamenterlerin katıldığı kutlama ve tanıtım gecesinde sahne alan Ferhat Göçer, aryalardan, türkülere, yabancı müzikallerden kendi eserlerine uzanan geniş bir repertuarla yerli ve yabancı konuklara muhteşem bir gece yaşattı. Konuklar kendilerine dağıtılan Türk ve Avrupa Birliği bayraklarını aynı anda sallayarak birlik, beraberlik mesajı verdiler.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Çevre Kültür ve Yerel ve Bölgesel İşler Komitesi Başkanı Alan Meale, gösterilerden ve Ferhat Göçer konserinden çok etkilendiğini söyledi ve “Bir başkent ilk kez bu kadar görkemli bir kutlama yapıyor. Bu sahne şovuyla Türkiye’nin kültür çeşitliliği kanıtladınız. Bizi etkilediniz. Avrupa Konseyi ödülünü sonuna kadar hak ediyorsunuz.” dedi.

alıntıdır

Locations of visitors to this page Toplist