30 Kasım 2009

Demet konserinde süper seksi elbisesi ile frikik kraliçesi oldu

Kategori: Demet Akalın — PearL @ 11:41

Yaptığı her hareketi ve Aşklarıyla gündemden düşmeyen ünlü Şarkıcı Demet Akalın konser sırasında süper seksi elbisesi ile frikik kraliçesi de oldu. İşte Demet Akalın’ın konserinden süper frikik görüntüleri.

Aşklarıyla gündemden düşmeyen Şarkıcı Demet Akalın konser sırasında süper seksi elbisesi ile frikik kraliçesi de oldu.

Eskiden şarkıları ile konuşulan Demet Akalın son zamanlarda sadece aşkları ve sevgilileri ile konuşulur oldu. Her yaptığı olay olan şarkıcı son konserinde ise frikik kraliçesi oldu.

alıntıdır

DETOKS DİYETİYLE KAÇ KİLO VERDİ?

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 11:28

Cem Yılmaz yeni filmi ‘Yahşi Batı’nın galasından önce detoks kampına girdi. Sıvı beslenmeye dayalı bir diyet uygulayan Cem Yılmaz 1 ayda tam 15 kilo verdi.

Bugün’ün haberine göre; Cem Yılmaz’ın hem yazıp hem oynadığı, Ömer Faruk Sorak’ın yönettiği ‘Yahşi Batı’, Ocak 2010’da vizyona girecek. Cem Yılmaz, filmin galası öncesinde detoks kampına girdi. Akatlar’daki The Life Co Detoks kampına giden Cem Yılmaz detoks yaparak 15 kilo verdi. 3 bin TL’ye mal olan programla sağlıklı bir şekilde zayıflayan Cem Yılmaz galaya kadar 5 kilo daha incelmeyi hedefliyor.

Cem Yılmaz detoks kampında tamamen sıvı beslenmeye dayalı bir program uygulayarak katı yiyeceklerden uzak durdu. Sebze suları içip deniz yosunu ve ısırgan otu haplarından kullandı. Cem Yılmaz diyet sırasında sık görülen kabızlık sorununa karşı da sindirim sistemini destekleyen probiyotik kapsüller aldı. Cem Yılmaz şu sıralar sadece çorba ve salatadan oluşan bir diyet uyguluyor.

alıntıdır

Cem’le Hitler’in ortak noktası

Kategori: Cem Yılmaz — PearL @ 11:20

Ünlü mizahçı Bahadır Boysal; Cem Yılmaz ile Alman diktatör Hitler’in ortak noktasını açıkladı: İkisi de ‘çizim’ işine meraklıydı; biri resim, diğeri karikatürde başarısız olunca, kalabalıklara hitap etmeyi seçtiler

Hitler’in ruhsuz resimleri
Karikatür dünyasının ünlü ismi Bahadır Boysal, Lemanyak dergisindeki köşesinde Cem Yılmaz’ı, Adolf Hitler’e benzetti. Boysal, ünlü diktatörün gençliğini anlatan ‘Genç Adolf Hitler’ filminden yola çıkarak kaleme aldığı yazısında şöyle dedi: “Resme meraklı Adolf’ün bir robot ruhsuzluğundaki, köşeli resimlerini hocaları hiç beğenmiyor. Genç Adolf de böylece kuduruyor… Çirkin, kuduz bir tilki gibi son kertede resimlerini parçalıyor…”

Cem de karikatür çizemedi
Boysal, yazının ilerleyen bölümlerinde “Adolf, aniden bir meyve kasasının üzerine çıkıp tüm kinini sokakta gelip geçene kusmaya başlıyor. Kalabalık toplaşmaya başlıyor ve diktatör oluvermeden film bitiyor” dedi ve ekledi: “Cem Yılmaz da böyle yapmıştı. Bir türlü gerçekten karikatür çizemedi… Ve aniden Leman Kafe’de sahneye çıktı! O sahne, meyve kasası yüksekliğindeydi zaten…”

Bahadır boysal kimdir?
Karikatüre Leman’da başlayan Bahadır Boysal, sıradışı karakterleri ve yazılarıyla mizah dünyasının en beğenilenlerinden biri.

alıntıdır

Beyazıt Öztürk’ün büyük korkusu

Kategori: Beyaz — PearL @ 11:13

Beyazıt Öztürk, programı ile ilgili korkusunu canlı yayında anlattı.

Kanal D’de ekrana gelen Beyaz Show ile yıllardır ekranda yer alan Beyazıt Öztürk, programında çok fazla değişiklik yapmak istemediğini söyledi.

Telefonla yayına bağlanan bir izleyicisinin formatında değişiklikler yapması önerisine karşı Beyazıt Öztürk, “Vallaha biz değiştirmediğimiz ve kendimizi koruduğumuz için biraz da ayakta kalıyoruz. Ben o değişikliklerden ve yenilenmelerden çok korkuyorum” diye konuştu.

Beyazıt Öztürk, programını takip edenlere teşekkür ederken, ilerleyen zamanda yenilikler olacağını ifade etti.

alıntıdır

Yapmacıklık en büyük düşmanım

Kategori: Bengü — PearL @ 11:07

Şarkıcı Bengü, hayata nasıl bakıyorsa, kendisini izleyenlerin gözlerine de öyle baktığını söylüyor: Yapmacıklık benim en büyük düşmanım… Ben hep böyleydim ve her zaman rol yapmadan kendim oldum. Zaten maske olsa bir gün düşer.

Genç şarkıcı Bengü, müzik sitesi kavun.com’a verdiği röportajda; müziğini, son albümü ‘İki Melek’i ve hayata bakışını anlattı…

Müzik piyasasında ‘O olmasaydı ben de olmazdım’ dediğiniz bir isim var mı?
Müziğe profesyonel olarak Kenan Doğulu’ya vokalistlik yaparak başladım. Onunla tanışıp, çalışmaya başlamak benim için çok büyük bir şans ve fırsattı. Kenan’la tanışmasam belki de şu an burada olamayabilirdim.

Son albümünüzü diğerlerinden farklı kılan nedir?
‘İki Melek’; repertuarıyla, altyapılarıyla, kısaca her şeyiyle içime sinen bir albüm oldu. Her şarkısı bir hit’tir bence. Çok büyük bir ekip, bu albüm için kalbini ve emeğini ortaya koydu. Kariyerimi sağlamlaştıracak ve herkesin arşivinde bulunması gereken müzikalitede bir albüm bence ‘İki Melek’…

HENÜZ AMATÖRÜM

Bu albümde kendi besteleriniz de var. Bu konuda da yorumculukta olduğu kadar iddialı mısınız?
Kendimi bestecilikte henüz çok amatör buluyorum. Sadece hislerimin çok yoğunlaştığı anlarda, söz ve müziği bir anda karalamaya başlıyorum. Buna kendim bile şaşırıyorum. Çok mutluyum bunu başarabildiğim için, çünkü özellikle konserlerde, odamda yaptığım şarkıların hep bir ağızdan söylendiğini görmek beni çok duygulandırıyor. İnşallah daha çok üretmek ve albümlerime daha çok beste eklemek istiyorum.

Yüzünüz melek gibi, ‘İki Melek’ şarkısı size özel mi yazıldı?
Teşekkür ederim. Şarkıyı Serdar (Ortaç) yazdı biliyorsunuz. Bana özel yazılan bir parça değil ama ilk ben dinledim ve çok beğenip hemen okumak istedim.

Müzik piyasasında sürekli imaj değiştirmek, farklı tarzlar denemek gerektiğini düşünüyor musunuz?
Tabii ki… Görsellik ve değişim bizim işimizin çok büyük bir parçası. Sonuçta bir ürünün ambalajı da içeriği kadar önemlidir. Ben de buna çok önem veriyorum ve sürekli değişim ve yenilik taraftarıyım.

ÜRÜN BİR BÜTÜNDÜR

Kavun’la ilgili neler düşünüyorsunuz? Sizce dijital müzik geleceğimiz mi?
Teknolojiyi yakından takip etmeye çalışıyorum. Dijital ortamda müziğe kolaylıkla ulaşılabiliyor olması, bizim de çok daha kısa sürede çok daha fazla insana ulaşmamızı sağlıyor. Ama yine de fiziksel ürünün de ölmemesi gerektiği kanısındayım. Kapağından tutun, içerisindeki fotoğraflara kadar ürünü bir bütün olarak görüyorum. Kavun’u da çok beğendim. Sanatçılara da buradan kaynak aktarılıyor. Bir yandan müzikseverler yasal olarak müzik dinliyor, bir yandan da sanatçılar ve bu işe emek verenler kazanıyor.

Pozitif enerjiye sahip olmanız, güler yüzünüz herkesin sempatisini kazandı. Bir sanatçının yaptığı müzik dışında kendini sevdirme çabası olmalı mı sizce?
Bu bir çaba olmamalı. Çaba gibi olursa çok sahte olur ve inandırıcı olmaz. Maske düşer bir gün. Ben hep böyleydim, her zaman rol yapmadan kendim oldum. Hayata nasıl bakıyorsam, beni izleyenlerin gözlerine de öyle baktım. Yapmacıklık benim en büyük düşmanım. Hep birlikte pozitif ve güzel enerjiler paylaşıyoruz.

alıntıdır

Udi Ata’nın 17 yıllık fotoğrafı

Kategori: Ata Demirer — PearL @ 10:53

Ata Demirer komedyenliğin yanı sıra müziğe ilgisiyle de adından söz ettiriyor. Demirer’in 1992′de Çanakkale Asos’ta sahne aldığı “Uzun Ev” adlı barda çekilen fotoğrafı gece kulübünün internet sitesine kondu. Sahne aldığı dönemde 20 yaşında olan Demirer, uduyla görülüyor. Bir darbukacı eşliğinde müzik yapan Demirer, arkadaşları ile sohbet ederken de mekânın kendisinin çalıştığı dönemlerde daha güzel olduğunu söyledi. Usta komedyen, o dönemde İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü’nde okuyordu.

alıntıdır

“Pek dostum yok”

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 10:43

Aşkın Nur Yengi müzik camisında dost bulamamaktan yakındı.

Kamuran Tapul’un sunduğu ‘Bir Yıldız Masalı’ programında bu hafta Aşkın Nur Yengi konuk idi.

Katılanlar arasında Kubat da vardı. Televizyon gazetesinin haberine göre, Aşkın Nur Yengi, müzik camiasında çok fazla arkadaşı olmadığını belirterek “Yavuz (Bingöl) benim dünyamda bu konuda ne kadar yakınsa, Kubat ondan daha da yakındır. Mesleki olarak çok fazla görüştüğüm arkadaşım ne yazıkki yok. Hepsini tanıyorum, hepsine bu anlamda iyi dileklerimi sunuyorum ama bazıları vardır ya hani, kendine o kadar yakındır ki onun hiç sanatçı tarafını görmezsin, insan tarafını görürsün” diyerek Kubat’ın da ender dostlarından birisi olduğunu belirtti.

alıntıdr

Ben komşunun kocası mıyım

Kategori: Aşkın Nur Yengi — PearL @ 10:40

Aşkın Nur Yengi, Nazlı bebek ilk doğduğu zamanlarda çocuğunu herşeyden öyle sakınmışki Haluk Bilginer sonunda isyan etmiş.

Dünya Bir Oyun Sahnesi programına konuk olan Aşkın Nur Yengi kızı Nazlı’yı ve annelik heyacanını anlattı

Kenan Işık: Nazlı doğduğunda onu çevreden ve hatta babasından bile biraz sakınmışsınız sanırım. Bunun sebebi neydi?

Aşkın Nur Yengi: Çünkü ben çok zor kavuştum Nazlı’ya. Çok sıkıntılı günlerden sonra oraya vardım. Dolayısıyla biraz görmemişin çocuğu olmuş durumu oldu. Hijyen merakı sardı, beni evhamlar bürüdü içimi. Dolayısıyla aman dokunmayın, aman ellemeyin diye evhamlanıyordum. Sonra bir baktım babası da elleyemiyor çocuğu… Haluk “ben komşunun kocası mıyım” demeye başladı. Yalnızca ellemek değil kucağına bile alamıyordu. Sonra kendime çekidüzen vermem gerektiğini düşündüm. Bu çocuk fanusta büyümez Aşkın dedim kendi kendime, elbette hastalanacak bu çocuk. Öpülmesine izin vermiyordum mesela, ama ben de öpmüyorum bir başkasının çocuğunu. Çünkü bebecikler mikroplara çok açıklar, ben de çok dikkat ediyorum. Ama bu babasına has bir şey olmamalıydı, orda suçluyum.

Kenan Işık: Biraz kıskançlık da oluyor muydu acaba, Haluk çocuğumuzu benden daha çok seviyor diye?

Aşkın Nur Yengi: Öyle bir şey hiç hissetmedim. Çünkü zaten öyle oluyor. Çocuk her şeyin önüne geçiyor. Sevinciniz de, akıttığınız gözyaşı da, her şeyiniz önce o oluyor.

Kenan Işık: Motosiklet aşkınız varmış, Nazlı’nın da ileride motosiklete binmesine izin verir misiniz mesela?

Aşkın Nur Yengi: Ben motor kullanırken bazen bayan olduğumu fark edenler sokak sokak takip ediyorlardı beni. Bir gün çok korktum, durduğumda motor devrildi. O günden beri motora binmeyi bıraktım. Bazen kendime soruyorum o soruları kendinin yaptığı şeyleri Nazlı’ya yaptırır mıydın diye. Zaman zaman kabul edemeyeceğimi fark ediyorum. Çünkü çok az bir jenerasyon farkımız olmasına rağmen kendi jenerasyonumdaki ahlak anlayışı başkaydı, saygı başkaydı, kadın erkek ilişkilerindeki dengeler bakaydı. Şimdi çocuğum için bazı şeyleri ne yazık ki uygun görmüyorum. Yani motosikletle böyle bir şey başına gelse ciddi olarak hırçınlaşabilirim.

Mesela ben futbola da meraklıyım çocukken. Sokakta erkek çocuklarıyla futbol oynardım. Bir gün annem geldi, ne işin var kısa şortla erkek çocuklarının arasında futbol oynuyorsun dedi ve bana bir tokat attı. O günlerde annemi anlamamıştım ama şimdi anlıyorum. Helal olsun o attığı tokatta diyorum. Gerçekten çocuğunuz olunca anlıyorsunuz annenizi.

alıntıdır

Alişan’dan askerliğe çalım!

Kategori: Alişan — PearL @ 10:18

Altı yıl ara verdiği futbola Tepecikspor ile geri dönen Alişan antrenmanlarda ter döküyor ancak maçlarda forma giyemiyor. Alişan’ın bu futbol aşkının altında askerliğini tecil ettirmek çabası olduğu konuşuluyor.

1999′tan 2002 yılına kadar amatör kulüplerde futbol oynayan Alişan, ara verdiği futbola bu sezon başında Tepecikspor ile geri döndü. Tepecikspor’da antrenman yaparken sakatlanan Alişan bu yüzden maçlara çıkamıyordu.

Masör Orhan Saraçoğlu gözetiminde yapılan tedaviyle sakatlığı geçen ve düz koşulara başlayan ünlü şarkıcı, şimdi antrenörü Ümit Birol’dan forma istiyor. Bugüne kadar tek bir maça bile çıkamayan Alişan, Tepecikspor’da mutlu olduğunu ve hocası da kabul ederse, maçlara çıkabileceğini söylerken, onun, bu geri dönen futbol aşkının altında askerliğini tecil ettirmek planı olduğu da konuşuluyor.

PARA ALMADI, VERDİ

33 yaşındaki şarkıcının 3. Lig dışında top koşturan profesyonel futbolculara 38 yaşına kadar askerliği tecil fırsatı verildiği için Tepecikspor ile anlaştığı ancak 36 maçtan en az 12’sinde forma giymek zorunluluğunu yerine getirmediği de iddialar arasında. Ayrıca Alişan’ın takımdan transfer parası almak yerine takıma girdiği için para ödediği de biliniyor.

alıntıdır

ALİŞAN ..VALENİN KABUSU OLDU

Kategori: Alişan — PearL @ 10:14

Vale görevlisi olarak çalışan Remzi Sofu, iddiaya göre, otopark ücretini ödemeden uzaklaşan şarkıcı Alişan’ın peşinden koşarken düştü ve ayağını kırdı.

Şarkıcı Alişan geçen çarşamba gecesi arkadaş grubuyla birlikte Ortaköy Zuma adlı restoranda yemek yedi. Buraya kadar normal geçen gecenin sonu, iddiaya göre, Alişan’ın otopark ücreti olan 15 TL’yi ödemeden gitmesi üzerine peşinden koşan vale için kâbusa döndü.

Ayağı kırıldı
Zuma Restaurant’ın otoparkında vale görevlisi olarak çalışan Remzi Sofu, Alişan’ın isteği üzerine otoparkta olan aracını mekânın önüne getirdi. Hemen ardından bir başka müşteri de aracını istedi. Bunun üzerine Sofu, o aracı da aynı noktaya getirdi. Bu sırada Sofu, iddiaya göre, Alişan’ın otopark ücreti olan 15 TL’yi ödemeden uzaklaştığını gördü.

‘1 ay iş göremez’
Sofu, Alişan’ın Porcsche Cayanne marka aracının peşinden hem koştu ve hem de arkasından “Bir dakika otopark ücretini ödemediniz” diyerek bağırdı. Hızla ilerleyen aracın peşinden koşmaya devam eden Sofu’nun ayağı yokuşta bulunan mazgalın arasına sıkıştı ve kırıldı.
Valenin yaşadığı bu durumu gören ve yavaşlayan Alişan’ın, bir süre bekledikten sonra tekrar hızlanarak bölgeden uzaklaştığı öne sürüldü. Kırılan ayağı alçıya alınan Sofu’ya bir ay iş göremez raporu verildiği öğrenildi.

alıntıdır

Locations of visitors to this page Toplist