02 Temmuz 2009

Bengu Iki Melek Albumu

Kategori: Bengü — PearL @ 11:30


Albüm İçeriği

1. Bengü - İki Melek
2. Bengü - Kocaman Öpüyorum
3. Bengü - Özetle Ben Asigim
4. Bengü - Bu Yazi Bir Kenara Yaz
5. Bengü - Gelen Seni Soruyor
6. Bengü - Biz Mi Ayrildik
7. Bengü - Sen Yoksan
8. Bengü - Ask Mevsimi
9. Bengü - Elveda
10. Bengü - Ayrilık Hazirlıgı
11. Bengü - İki Melek (Club Versiyon)

alıntıdır

Keremcem Imtihan Video Klibi

Kategori: Keremcem — PearL @ 11:19

alıntıdır

Güzelyurt Yusuf Güney’e dar geldi!

Kategori: Yusuf Güney — PearL @ 01:14

Türkiye’nin sevilen pop sanatçısı Yusuf Güney, Güzelyurt Portakal Festivali çerçevesinde önceki akşam Güzelyurt’ta konser verdi.

Festival Gösteri Merkezi’nde “Heder Oldum” adlı şarkısıyla sahneye çıkan Güney, hayranlarının sevgi seliyle karşılaştı. Binlerce insanın akın ettiği konserde mekan Yusuf Güney hayranlarına dar geldi. Festival Gösteri Merkezi’ne sığmayan izleyiciler konseri dışarıya kurulan sinevizyondan izlemek zorunda kaldı. Yusuf Güney hayranları gece boyunca tüm şarkılara eşlik etti.
Konser boyunca hem coşan hem de coşturan sanatçıya Barış Güzeli Yarışması’na katılacak güzeller de danslarıyla eşlik etti. Gecede “Aşk”, “Anlamazdım”, “Sevdan Olmasa”, “Hayat Bayram Olsa”, “Yalancı Şahit”, “Bana Sen Lazımsın” gibi popüler şarkıları seslendiren Yusuf Güney, kol bastı oyununu da hayranlarıyla birlikte oynadı.
Konserin sonunda Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Yusuf Güney’e gecenin anısına bir plaket verdi.

alıntıdır

İşte bu okulda ameleydim

Kategori: İbrahim Tatlıses — PearL @ 01:12

İbrahim Tatlıses’in “İbo Show”u, bu akşam Star TV’de yeniden başlıyor.

Program öncesi Sema Eren’le buluşan Tatlıses, 40 yıl önce inşaatında çalıştığı Baltalimanı’nda-ki Behçet Kemal Çağlar Lisesi’ni ziyaret etti.

Demir işçisi

Yıl 1967-68… Bu okul bitene kadar burada çalıştım. Demir işçisiydim. Her katında, her bölümünde alın terim vardır. Ben hiçbir zaman çalışmaktan, işçilik yapmaktan, amele olmaktan utanmadım. Ben bu işi keyifle yaptım. Demir işçiliğini ben yaptığım için sağlam okuldur, bilirim. Uzun zamandır ziyaret etmek istiyordum. Kısmet işte, şimdi sizinle birlikte geldim. Gerçekten çok duygulandım… (Gözleri doldu.)

Cepte para yoktu

Kolay iş var mı, her işin zorluğu vardır. O günler güzeldi. Cebimde param yoktu, soğan, peynir, ekmek yiyordum ama mutluydum. İşler büyüyünce dertler de büyüyor. Çok çalıştım, hâlâ da çalışıyorum. Hep söylüyorum, 63 yaşında sahneyi bırakacağım. Hayat nedir ki? Ye, iç, gez, eğlen… Bundan sonra böyle yaşayacağım.

“İbo Show” artık Star TV’de yayınlanacak. Öncelikle hayırlı, uğurlu olsun diyelim…
- Teşekkür ederim. “İbo Show” 17 yıldır devam ediyor. Artık biraz değişiklik yapmak istiyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum. Belki içine yarışma falan koyarım. Ben bir yarışma programı yapsam, hiç sanatçı olmasa, içine de sadece kendi şarkılarımı koysam, o program inanın tavan yapar, tavan. Şimdi kafaya koydum, yapacağım vallahi! Bir, iki arkadaşım var, format arattıracağım onlara. “İbo Show’da Yarışma”, isim de bu olabilir.

Yok, bence “İbo Show Kazandırıyor” yapın ismini…
- Vallahi süper isim. Tamam, ismi budur yarışma programımızın.

Programa ara vereli üç ay oldu. Özlemişsinizdir ekranda olmayı…
- Özledim tabii. Üç ay içinde çektiğim sıkıntıyı size anlatamam. Herkes sürekli “Neden programınızı bitirdiniz?” diye sıkıştırıyordu beni.

AZERBAYCAN’DA PE..VENK DİYE BAĞIRACAĞIM

“İbo Show”, Yıldız Tilbe ile yaşadığınız tatsızlık yüzünden bitti…
- Zaten bitirmek istiyorduk. Bülent Ersoy programa konuk geldikten sonra yardımcılarıma döndüm, “Artık bitirelim, hem konuk bulmakta zorlanıyoruz hem de yoruldum, 3-4 ay ara verelim, yazın tekrar başlarız” dedim. O dönem albüm çalışması da vardı, ikisi bir arada zor olacaktı. Yapım ekibim, “Şurada kaç program kaldı, biz konuk buluruz” deyince devam kararı aldık. Ama sonrasında o tatsız olay yaşanınca, bitirdik. Gereksiz bir tatsızlıktı ama benim söylediğim de önemli bir şey değildi. Çok önem verdiler. O kelimeyi bir daha Azerbaycan’da kullanacağım.

Yani ‘pe..venk’ kelimesini… Neden Azerbaycan’da kullanacaksınız, anlamadım?
- Pe..venk, Azeri dilinde “kodaman, yiğit, büyük adam” anlamına geliyor. Mesela, “Çok yahşi pe..venktir” derler. Şimdi ben internete girdim, rahmetli Haydar Aliyev, Süleyman Demirel için bu kelimeyi kullanmış. Ben de Azerbaycan’a gidip ‘pe..venk’ diye bağıracağım. Bunu dediğiniz zaman, adamların hoşuna gidiyor.

Azeri dilinde anlamı bu olabilir ama bizim dilimizde farklı İbrahim Bey…
- Bel altı vurmak isteyenler hazırda bekliyordu. Onlar başladı vurmaya. Kadın (Yıldız Tilbe) orada bana diyor ki, “Senin haremin var”. Bu laf kadına yakışıyor, ama bir erkeğe bu kelimeyi söylemek yakışmıyor, öyle mi? İyilik yapılınca karşılığı beklenmez, doğrudur. Ama insan, yaptığı iyiliğin karşılığında nankörlük görürse, kuduruyor. Hüngür hüngür ağlayarak bana telefon açmıştı, ben de yardımcı olmaya çalışmıştım. Daha neler neler yaptım. Ben sana ne yaptım ki kalkıp, “Senin haremin var” diyorsun, ters ters konuşuyorsun? Ben ona kızım gibi baktım. Ne asıldım ne de başka bir şey yaptım. Ayıptır yani…

Yani siz Yıldız Tilbe’ye “Seni pe..venklerin elinden kurtardım” dediğiniz için pişman değilsiniz?
- Hayır canım, hiç değilim. Üzülmüyorum da. Hak eden insana söyledim. Ağzımdan çıkan ne ki? Sokakta milyonlarca insan daha beterini kullanıyor, televizyonlarda “bip” yapıyoruz… Ben tepkimi, sinirimi gösterdim

Önce Demet Akalın, ardından Yıldız Tilbe polemiği… Bu son iki olayda da “Kadınlara hep böyle davranıyor, bel altı vuruyor” diye eleştiriliyorsunuz.
- Ben Yıldız Tilbe’ye, “1-2-3-4 tamam, daha da katlanamam diyorsun. Yani sevgiline dört tane kadından sonrasını çekemem mi diyorsun?” diye sordum. O da kalktı, “Ne söylediğimi onlar anlıyor” dedi. Bunun üzerine, “Ben anlamıyorum, ne diyorsun?” dedim. Şov yapıyorum sonuçta, işi alevlendirmeye çalışıyorum. Bunun üzerine bana dönüp, “Senin haremin var, bu işleri sen bilirsin” deyince sinirlendim. Şimdi ben mi kaba davrandım, bel altı vurdum, yoksa o mu? “İyi, peki. Canın sağ olsun” dedim, reklama girdim. Yayına döndüğümüzde saygısızlığını devam ettirince ben de köpürdüm. Onun dışında, kadınlara nerede kaba davrandım? İnsanın adı çıkacağına canı çıksın derler ya, o hesap… Öbür hanımefendiye gelince (Demet Akalın)… O cümlemde ince bir sanat var…

O UÇAĞI DEĞİŞTİRDİM

Yani “O benim nasıl binici olduğumu iyi bilir” cümlenizde…
- Tabii… Kadın ticari itibarımıza dil uzatıyor, herkes bize telefon açıyor, onurumuzla oynuyor. “Uçağın içi pis” ne demek? Bu bir kadına yakışıyor mu? O kadına bunları söylemek yakışıyorsa eğer, benim söylediğim de bana yakışıyor. Bu kadar! Kadın hak ettiğini bulur. Bak biz seninle kaç yıldır tanışırız, röportaj yaparız. Neden bugüne kadar ben sana hiç kaba davranmadım? Çünkü sen oturmasını, kalkmasını, konuşmasını bilen bir kadınsın. Ancak saygıyla konuşurum seninle. Ben hep “Ağır kadını, az konuşan kadını severim” derim. “Hahaha pis kokuyor, uçağına girdim leş gibi…” Bunlar şaka mı? Telefon açar, söyler ama kamera karşısında böyle şaka olmaz.

Demet Hanım’ın bindiği bu uçağı değiştirmeye karar vermişsiniz. Doğru mu bu?
- Evet, değişti bile. Ama bu yüzden değil. Zaten değiştirecektim. Bakıma göndermiştik, o yüzden değiştirmeye karar verdim. Allah nasip ederse, Amerika’dan üç ay sonra yeni uçağımız gelecek. Bir jet… Diğeriyle arasında hem hız, hem para hem de irtifa farkı var. Mesela buradan Bodrum’a eski uçakla 1 saat 5 dakikada gidilirken, bu jetle 50 dakikada gidiliyor.

Bu jeti kaça aldınız peki?
- Şimdi krizden dolayı fiyatlar çok düştü. Ben de düştüğü için alıyorum. Diyelim ki 8 milyon dolarlık bir uçak, krizde 5 milyon dolara kadar düştü. Diğer uçağımı ben 2 milyon 300 bin dolara sattım. Adamlar geldi, uçağı çok beğendiler. Pilotu da tebrik ettiler. Çok temizdi uçak çünkü.

Bu yeni uçağı da kiraya vereceksiniz. Saati kaç para olacak?
- Saati 2 bin 500 euro ile 2 bin 700 euro arasında değişecek. Mesela buradan Urfa’ya gidiş-geliş 6 bin 500 euro falan tutacak. Güzel para da, buradan bana saatte ne kalır biliyor musunuz? 1000 euro.

Yeni albümünüzde sözü ve müziği size ait “Yağmurla Gelen Kadın” adlı bir şarkı var. Kim bu yağmurla gelen kadın?
- Otobüs durağında gördüğüm bir kadın, o kadar. Gerisini anlatmak istemiyorum. O bana kalsın… Diyor ki şarkıda, “Yağmur duası gibi sana yalvarıyorum, bir damla yağ üstüme yanıp tutuşuyorum, yeter Allah aşkına körkütük aşık oldum, aç kapıyı vefasız, yağmurdan adam oldum…”

Açmadı mı kapıyı size bu kadın?
- Açmadı vefasız…

Hülya Avşar dedi ki, “Erkek arada bir başka kadınla zevklenmeli…”
- Biri çıkıp, “Kocanı filan yerde gördük” dediğinde kadın, “aaa ne güzel” derse kazanır. Bunu demesini bilen çok az kadın var. Bazı şeyleri bildiğini çaktırmadan hissettirecek kadın. Ama çaktırmadan, çirkefleşmeden. İşte erkek o zaman mahcup olur, kadın da 1-0 öne geçer. Bir de kadın bir erkekle ilişkiye girerse, başka bir şey olur, erkek yaparsa zampara, çapkın olur. Hayatım boyunca hep kadının yanında oldum. Adam gibi kadın sevdim. Hayatım boyunca kadının kalitesiziyle birlikte olmadım. Zaten kendini kalitesiz sıfatına sokan kadın da, toplumda yeri olmayan kadındır.

Halkiyatçıyım

Biraz önce ofisinizde bir yazı gördüm. Sizin “Kadınlarımız” başlığıyla yazdığınız bir yazı… O yazınızda bir şey dikkatimi çekti. Demişsiniz ki, “’Ben bitti demeden bitmez’ cümlesini anlamadan, kadın haklarını savunan kadınlarımız…” Bu cümleyi Asena’dan ayrılma aşamasındayken söylemiştiniz. Açalım mı biraz bu konuyu…
- Evet, ben bitti demeden bitmez. Ben bitirirsem, bitiririm ve bitti. Bir dansözdür, bilmem nedir, avcısı çok olur, üstüne düşen çok olur. Benim bu lafımda koruma içgüdüsü var. Yani hemen kimse heveslenmesin demek istedim. Bitti, gitti işte. Allah’ın selameti herkesin üstüne olsun, Allah işini gücünü rast getirsin. Benim kadınlarımıza yazdığım bu yazıyı köşe yazarları okusun. Çünkü bazıları hâlâ beni bir ipe sapa koyamadı. “bu yazıyı Attila İlhan’dan çalmış” dedi. Ben o yazıma sadece Attila İlhan’ın, “Ne kadınlar sevdim zaten yoktular” cümlesini koydum, o kadar. Şarkı sözü yazıyorum yakıştıramıyorlar, yazı yazıyorum, yakıştıramıyorlar, niye? Ben yazamaz mıyım? Hep köşe yazarları, edebiyatçılar mı yazı yazar? Bakın ben edebiyatçı değilim, halkiyatçıyım. Siz edebiyatı kitaptan öğrendiniz bense halktan.

Büyük dedem evliyaymış

Meraklıyım dediniz. Aynı zamanda da akıllı ve zeki bir adamsınız siz…
- Bu benim gücüm değil. Benim gücüm nasıl olabilir Allah aşkına? Okul okumamışım, bir eğitimim yok. Bakın bir helikopter gidiyordu, baktım, “Böyle gidiyorlar sonra bir yere düşüyorlar” dedim. Yarım saat sonra yangın için barajdan su alan helikopterin düştüğü haberi geldi. Böyle birilerini görüyorum, üç gün zaman biçiyorum, o kişinin dördüncü gün vefat ettiği haberini alıyorum. Ya da “şöyle olacak” diyorum, dediğim şekilde haberi geliyor. Bu benim gücümde olan bir şey değil.

Neyin gücü?
- Seyyid Ahmed El Bedevi benim dedemdir… O, İslam alimlerinin ve evliyaların büyüklerindendir. Bunlar, Allah’ın sevgililerinden. Bir gün diyetisyen Ender Saraç’a gittim. Bana, “İbrahim Bey maneviyatta birileri sizi koruyor, siz bir soyağacınızı araştırın” dedi. Aradan altı ay geçti, Ankara’da Sevgi diye bir kadına gittim. Altı şey söyledi, söylediği her şey de peş peşe oldu. Bir daha ona baktırmamaya yemin ettim. Sonra bu Sevgi Hanım bana, “Sizde bir güç var, buna bir baktırın” dedi. İki kişi aynı şeyi söyleyince, amcamın oğlunu aradım ve “Bizim soyumuzu araştırın, benim dedem kimdir” dedim. Bunun araştırması tam bir yıl sürdü. Sonuçta, Seyyid Ahmed El Bedevi’nin üç kuşak önceki dedemize el verdiği ortaya çıktı. Beni koruyan, bazı şeyleri hissetmemin sebebi bu. Bugüne kadar bana kim kötülük yaptıysa, mutlaka cezasını bulmuştur. Benim bir şey yapmama gerek yok.

OXFORD’LU TATLISES

“Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık” diyen İbrahim Tatlıses’e, photoshop tekniğiyle yapılmış, onu Oxford’un önünde başında kepi, elinde diplomasıyla gösteren büyük boyutlarda bir fotoğraf hediye edildi. Ünlü türkücü, duvarına astığı bu fotoğrafın önünde Kelebek’e poz verdi.

alıntıdır

Dekolte bana yakışıyor

Kategori: Tuğba Özerk — PearL @ 01:09

“Aşkın Her Hali” adlı yeni albümünü çıkaran Tuğba Özerk, Hafta Sonu’na konuştu. Özerk, bir süre yalnız kalmak ve sadece dostlarıyla vakit geçirmek istediğini söyledi.

Dekolte bana yakışıyor

“Aşkın Her Hali” adlı yeni albümüyle yaza iddialı giren Tuğba Özerk, aşk hayatında yaşadığı çalkantılı dönem ve evliliğinin sona ermesinden sonra sakinliğe alıştığını söylüyor. Hafta Sonu dergisine konuşan Özerk, bir süre yalnız kalmak, sadece dostlarıyla vakit geçirmek istediğini belirtti. Yeni albümündeki seksi imajıyla ilgili ise, “Abartılacak bir şey yok. Yaşıma göre hareket ediyorum, gayet de estetik duruyor” dedi.

Yeni bir albüm çıkardınız. Albümdeki on parçadan dokuzunun besteleri size ait. Şarkıları dinlerken, sözlerde sizin geçmişinizde yaşadıklarınıza dair izler bulabilir miyiz?
- Tabiî ki her bestecide ya da söz yazarında olduğu gibi benim de şarkılarımda hayatımdan bölümler var. Ama bazı şarkı sözlerim hayal ürünü şeyler ya da arzu ettiğim şeyler olabilir, beklediğim, hayata dair, aşka dair şeyler olabilir, özlemini duyduğum şeyler olabilir. Ama sonuçta kendi hayatımdan kesitler vardır mutlaka.

Yeniliklerle dolu bir dönem geçiriyorsunuz. Bu dönemde eskiye göre hayatınızda neler değişti?
- Her şey değişti. Yepyeni bir albümle beraber ben de kendimi yenilemiş oldum. Tabii ki özellikle söz ve bestelerin neredeyse tamamen bana ait olması önemli bir adım benim için.

Beste yapmak duygularla ilgili bir şey. Yalnız olmak bu çalışmalarınızı yaparken sizi nasıl etkiledi?
- Şu an yalnızım, onu söyleyebilirim ama tabii ki hayatınızda daha önce yaşadığınız şeyler olabilir ve onlardan etkilenilmiştir. İllaki bir şey yaşanmış olması gerekmiyor, hayallerinizi ya da hayata dair umutlarınızı yazabiliyorsunuz. Ama bana dolaylı yoldan sormak istediğiniz medeni halimse, şu anda yalnızım (gülüyor).

Albümün çıkış parçası kıpır kıpır bir şarkı olan ‘Bitter Çikolata’. İlk klip de bu şarkıya çekilecek. Sizce bu şarkı yaza damgasını vurur mu? Aklınızda neler var?
Birkaç çalışmamın çok beğenileceğine inanıyorum. Şimdiden aldığım tepkiler çok güzel. “Kesinlikle vuracaktır” diyemiyorum, onu benim söylemem yanlış olur ama iyi bir yer bulacağına inanıyorum demek daha doğru olacaktır.

ARTIK ‘LO LO TUĞBA’ LAKABINI İSTEMİYORUM

Size ikinci albümünüzde takılan bir ‘Lo Lo’ lakabı vardı. Bu sizin için avantaj mı oldu, dezavantaj mı?
- Bu artık duymak istediğim bir lakap değil. Belki ilk başlarda ‘noname’ olarak başladığım yıllarda faydasını gördüm. Ancak artık Tuğba Özerk olarak anılmak istiyorum ve pek çok insan da artık beni böyle çağırıyor ve tanıyor. Yani o lakabı artık çok gerilerde bıraktım diyebilirim.

Albümünüzün kapak fotoğrafı son derece seksi görünüyor, fikir kime ait?
- Aslında bu fikir ortak bir çalışmanın ürünü. “Nasıl yapalım, ne yapalım?” derken fotoğrafçım Mehmet Turgut, stylingcim ve makyajcım Dilek Sarı ve benim ortak düşüncemiz ile ortaya çıktı. Kostümlerimi Özlem Kaya tasarladı.

Albümde seksiliği daha ön plana çıkarmış gibisiniz…
- Ben aşırı bir seksilik olduğuna inanmıyorum. Üzerimde bustiyer var, karşıdan bakınca sanki çok bir şey yokmuş havası veriyor, aslında öyle değil. Albümü alanlar da bunu görecektir. Daha önce de mayokini giymiştim ‘Lo Lo’daki klipte, insanlar sevmişti. Hiç de o kadar seksi ve tuhaf gelmemişti. Yine çok yadırgayacaklarını zannetmiyorum. Yaşıma göre giyiniyorum, yaşıma göre hareket ediyorum. Çok aşırı bir şey olduğunu zaten asla düşünmüyorum. Son derece de estetik durduğuna inanıyorum.

Artık yalnız yaşıyorsunuz. Bu sizde nasıl hisler uyandırdı? Hâlâ yalnızlığa alışma sürecinde misiniz?
- Ben hep yalnızdım zaten. 11 sene yalnızdım. İstanbul’a geleli 10-11 sene oldu, yalnızlığa alışkın olduğum için bir sorun yaşamıyorum. Ama çok dostlarım var. Uyanır uyanmaz telefonlarım çalmaya başlar. Arayacak arkadaşlarım da vardır.

BİR SÜRE YALNIZ KALMALIYIM

Bu yaz aşk hayatınızda yalnız mı olacaksınız?
- Yalnızım dostlarım yalnızım yalnız (gülüyor)… Şaka bir tarafa, bir müddet böyle olmasını istiyorum. Tabii hayat bu, ne olacağı belli olmaz.

Yaşadığınız olaylardan dolayı erkeklere olan güveninizde sarsılmalar söz konusu oldu mu?
- Hayır, tabii ki öyle bir durum yok, böyle bir şey söylemek doğru olmaz. Ama ben yalnız kalmak istiyorum bir müddet, öyle bir fikrim var. Kendimce iyi olacağına inanıyorum. Biraz eğlenmek istiyorum, hayata bakmak istiyorum. Kız arkadaşlarımla gezmek istiyorum. Onlarla tatil yapmak istiyorum.

alıntıdır

TARKAN ÇEŞME’Yİ ‘TIR’LATTIRACAK

Kategori: Tarkan — PearL @ 01:06

Tarkan, pazar akşamı vereceği konser için Çeşme’ye çıkartma yaptı. 100 kişilik teknik ekip, 8 TIR dolusu ses ve ışık sistemiyle Megastar’ın sahnesini hazırlamak için gece-gündüz çalışıyor.

ÇEŞME KALESİ’Nİ ŞOVUYLA FETHEDECEK

Pazar akşamı Çeşme’den ses ve ışık şovu akacak. 20. Uluslararası Çeşme Deniz Şenlikleri’nin final gecesinde sahne alacak olan Megastar Tarkan, hayranları için müthiş bir şov hazırlıyor. Yaza damga vuracak bir konser vermek isteyen Megastar’ın muhteşem şovu için İstanbul’dan Çeşme’ye 8 TIR dolusu teknik malzeme gitti. 100 kişilik teknik ekip, Çeşme Kalesi’ndeki sahneyi hazırlamak için gece-gündüz aralıksız çalışıyor.

HAZIRLIKLARI İNTERNETTEN TAKİP EDİYOR

Tarkan, İstanbul’da olmasına rağmen çalışmaları internet üzerinden adım adım izliyor. Hazırlıkların fotoğraf ve üç boyutlu animasyonlarını internetten inceleyen Megastar; sahne, dekor ve ses sisteminin kurulmasıyla ilgili teknik ekiple sürekli bağlantı kuruyor. Şenliği düzenleyen Ege TV ve Radyo Ege İcra Kurulu Başkanı Erol Yaraş, Tarkan’ın çok sürprizli bir şov hazırladığını söyledi.

Ayrıca Tarkan, Çeşme konserinde Azerbaycan adına Eurovision’da yarışan Aysel’le düet yapacak.

alıntıdır

“Sezen Aksu ve Arkadaşları” Temmuz’da Harbiye’de…

Kategori: Sezen Aksu — PearL @ 01:02

Sezen Aksu bu yaz “Sezen Aksu ve Arkadaşları” adını taşıyan konserler dizisinde, 34 yıllık müzik yaşamı boyunca ürettiği eserlerinin bazılarında beraber çalıştığı, ortak projelere imza attığı, en önemlisi kendisinin de severek dinlediği müzisyen dostları Fahir Atakoğlu, Erkan Oğur, Aykut Gürel ve yeni nesil müzisyen arkadaşları ile aynı sahneyi paylaşıyor.

21, 22, 24, 25 Temmuz 2009 tarihlerinde Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek konserler Sezen Aksu, Fahir Atakoğlu, Erkan Oğur ve Aykut Gürel gibi her biri kendi alanında tanınmış müzisyenlerin ilk kez aynı sahneyi paylaşacak olması açısından da önem taşıyor.

Orkestra düzenlemeleri Fahir Atakoğlu ve Aykut Gürel tarafından yapılan ve özel bir repertuvardan oluşan konserlerde orkestrada, Fatih Ahıskalı (Ud - Cümbüş), Özer Arkun (Çello), Serdar Barçin (Üflemeli Sazlar), Cem Tuncer (Gitar), Murat Yeter (Davul-Perküsyon) gibi isimler de yer alıyor.

Bu özel konser dizisi, Rumeli Konserleri’nden başlayarak yıllar içinde birçok konserin organizasyonunda emeği geçen ve bu yıl 20. Yılını kutlayan MOST Productions’un ev sahipliğinde gerçekleşiyor

Sezen Aksu ve Arkadaşları
tarih : 21.07.2009 21:00:00 - 25.07.2009 21:00:00
mekan : Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi

bilet fiyatları;

1. Kategori: 130,00 TL
2. Kategori: 110,00 TL
3. Kategori: 88,00 TL
4. Kategori: 66,00 TL
5. Kategori: 55,00 TL

Kaynak : www.biletix.com
alıntıdır

SERTAB ERENER .. HAYAT MÜZİK PLATFORMU’NDA AHMET ERTEN’E SAMİMİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU!…

Kategori: Sertab Erener — PearL @ 01:01

“Ahmet Erten’le Hayat Müzik” gündem yaratan röportajlara imza atmaya devam ediyor. İşte Erten’in Sertab Erener ile gerçekleştirdiği özel röportaj:

Uzun süredir beklediğimiz,özlediğimiz Sertab Erener,nihayet 2009 yazında müzik severlere müjdesini ’’Bu Böyle’’ diyerek…verdi.Kısa sürede çok geniş kitlelere ulaşan bir şarkı ‘’Bu Böyle’’..Biraz bu single projesinin ortaya çıkışı ve size hissettirdiklerinden bahseder misiniz?

Ben aslında bir albüm niyetiyle yola çıkmıştım ama daha sonra elimde on beş şarkı olmasına rağmen yepyeni bir yol denemek istedim .Şarkı şarkı, üç ayda bir yeni bir albüm yapıyormuşum kadar özenli ve her seferinde mutlaka beş altı farklı versiyonun da olduğu single’lar yapma yoluna gittim …

Şarkının sözü ve müziği Soner Sarıkabadayı’ya ait..Daha önce repertuarlarınızda görmeye alışık olmadığımız bir isim ancak çok güzel bir müzikal uyum yakalanmış bu açık..Soner Sarıkabadayı ile çalışma fikri nasıl doğdu?

Tamamen bir tesadüf!! Yasar Gaga bana kendisini tanıştırdı. Şarkıyı ilk dinlediğimde çok sevdim ve söylemek istedim :)

Şarkı zaten tabir-i caizse aldı başını gitti..Çok içten yürekten,geniş kitlelerle buluştu ancak sizi görmeyi de çok özledik..Klip özel bir animasyon tekniği ile çekilmiş,duyumlarımıza göre..Nasıl bir klip oldu,anlatabilir misiniz?

Aslında keşke bunu Baran Baran ile konuşsanız .Cünkü fikir ve uygulama tamamen ona ait .. Ve biz ikinci kez bir video klip’te buluştuk . Diğeri ‘’Mecbursun ‘’adlı şarkımın başka bir animasyon video klip çalışmasıydı . Baran o kliple ödül aldı.. Umarım bununla da aynı başarıyı yakalarız ….

‘’Bu Böyle’’ ve ‘’Painted on Water’’ çalışmaları gündemdeyken,bu soru için erken mi olacak bilemiyorum ancak bir yandan da Türkçe albüm çalışmalarınız devam ediyor mu?Türk popunun en özel isimlerinden birisi olunca,şarkıya,albüme doyamıyor insan:)

Teşekkürler.Bu tek şarkı single fikri devam edecek. Sanırım yenisini ekim ayı gibi bitirmiş olurum !

Sertab’ın devleştiği en önemli platform şüphesiz sahne..Yaz sezonu da hazır gelmişken,bol bol izleyelim,dinleyelim sizi..Şu anda belirlenmiş bir konser takvimi ya da özel bir turne var mı ?

Evet yaz boyunca yirmiye yakın konserim olacak tüm Türkiye genelinde … Konser takvimi için www.sertab.com ‘u takıp edebilirsiniz.

Geçtiğimiz aylarda bir otobiyografi projesi ile müzik marketlerde yer aldınız..Sahne performansı bu kadar sağlam bir solist olarak konser performanslarınızı dönem dönem Dvd formatında bu şekilde sunmaya devam edecek misiniz?

DVD çok uzun soluklu ve zor bir iş.. Sanırım bir başka on beş yıl geçmesi lazım : )))

Myspace ve twitter gibi oluşumlardan dinleyenleriniz size ulaşabiliyor..Onlarla bu kadar yakın ve sıcak bir diyalog kurmak neler hissettiriyor size?Onların görüş ve önerileri hangi aşamalarda önem teşkil ediyor?

Gerçekten geniş bir arkadaş kitlesine sahip oluyorsun. Ayrıca bilgi akışı olan bir yapı olduğu için Twitter’ı çok seviyorum . Aynı zamanda da genel olarak nabız yoklamak ve onlardan gelen önerilere göre yönlenmek beni mutlu ediyor.

‘PRODÜKTÖRLÜK ÇOK RİSKLİ VE SORUMLULUK İSTEYEN BİR İŞ’

Bütün bu müzikal birikim ve tecrübeyi yeni isimlere prodüksiyon yaparak da değerlendirmeyi ve belki de gerçekten inanacağınız isimlere destek vermeyi düşünüyor musunuz?Prodüktör Sertab Erener olarak ,yeni isimleri müzik sektörüne kazandırmak fikrine nasıl bakıyorsunuz?

Aslında bu konu çok riskli ve üzerinde çok düşünülmesi gereken bir konu. Çok da sorumluluk isteyen bir iş .. O yüzden daha bu konuda kendimi hazır hissetmiyorum.

Son yıllarda müzik sektörü türlü imtihanlardan geçti..Önce sokak başı seyyar şekilde satılan korsan cd’ler akabinde de mp3 çılgınlığı albüm satışlarını ciddi anlamda etkiledi..Dinleyicinin bilinçlenmesi ve sektörün yaralarını sarması belki de yara almaması için Sertab’ın gözüyle neler yapılması gerekiyor?

Bence bu konuya herhangi bir çözüm aramak yerine yeni çağ müzik oyununa konsantre olup yeni ne farklılıklar yaratabiliriz ona bakmak lazım sanırım.

alıntıdır

Serdar Ortaç’tan Ruslarla hip hop albümü

Kategori: Serdar Ortaç — PearL @ 00:59

POP şarkıcısı Serdar Ortaç, Kemer İlçesi’nde Rusların dünyaca ünlü hip hop grubu ‘Timati’ ile bir albüm anlaşması yapmak üzere olduğunu, 3 parçadan oluşacak albümün büyük ses getireceğini söyledi.
Serdar Ortaç, Club Kemer Aura’nın sahibi Adnan Şeker’in doğum günü partisinde sahne almak için Kemer’e geldi. Beldibi’nde bulunan Rixos Sungate Otel’de, Miss Kemer International Güzellik Yarışması’nın finalistlerinin aktivitelerini de izleyen şarkıcı, gazetecilerin ısrarlarına rağmen güzellerle biraraya gelmekten kaçındı. Ortaç bir gazetecinin, ‘Sizce hangi ülkenin güzeli birinci seçilecek’ sorusuna ise, “Ben eksper miyim? Bana neden “en güzeli hangisi’ diye soruyorsun” diye cevap verdi.
Ortaç, Rusların dünyaca ünlü hip hop grubu ‘Timati’ ile bir albüm anlaşması yapmak üzere olduklarını, 3 parçadan oluşacak albümün özellikle Rusya’da büyük ses getireceğine inandığını söyledi. Timati’nin daha önce Snoop Dogg’la da bir albüm çalışmasında düet yaptıklarını hatırlatan Ortaç, “O çalışma da son derece başarılı olmuştu. Eminim birlikte yapacağımız bu proje hem ülkemizde hem de Rusya’da büyük ses getirecektir” dedi.

alıntıdır

Rafet El Roman Eurovision’a talip

Kategori: Rafet El Roman — PearL @ 00:58

Büyükşehir Belediyesi ile Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) işbirliğiyle düzenlenen festivalin ünlü konuğu Rafet el Roman, Beyçelik Gestamp sponsorluğunda sahneye çıktı. ‘Hanımeli’, ‘Olmuyor Birtanem’, ‘Bana Sen Lazımsın’, ‘Affetmem’ ve ‘Aşk-ı Virane’ gibi sevilen şarkılarını hayranlarıyla birlikte seslendiren şarkıcı, programında ‘Fesuphanallah’, ‘Yaylalar’, ‘Yar saçların lüle lüle’ ve ‘Hayat bayram olsa’ gibi nostaljik şarkılara da yer verdi. Hareketli şarkılarında sahnede hem oynayan hem de
hayranlarını oynatan Rafet El Roman, sevenleri tarafından alkış yağmuruna tutuldu.

İLHAM KAYNAĞI AŞK

Bursa ile Almanya’nın Darmstadt kentinin kardeş şehir olduğunu belirten ünlü şarkıcı, iki kent arasında ortak çalışmaların yapılması çağrısında bulundu. Konser öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ünlü popçu, aşkın kendisine ilham verdiğini söyledi. Hayatında ailesi ve dostlarının da çok önemli olduğunu belirten sanatçı, “Benim için aşk ilk sırada. Çocuklarımın büyüdüklerini, iyi insanlar olduklarını görmek; onları mutlu, sağlıklı ve huzurlu olarak yetiştirmek benim için önemli” diye
konuştu.

MÜZİK VE SİNEMA HEYECANI

Rafet el Roman, yapımcılığını üstlendiği ve yıl sonuna yetiştirmeyi planladığı ‘Benim Güzel Filmim’ adlı yeni bir film projesi olduğunu söyledi. Filminde tanınmayan isimlerin yer alacağını anlatan Roman, Ağustos’ta çekimlerine başlayacağı filmin kendisini çok heyecanlandırdığını anlattı. Gelecek yıl ilkbahar aylarında 10 yeni şarkıdan oluşan bir albüm hazırlayacağını da bildiren sanatçı, bu kez adını vermediği sürpriz bir bayan sanatçı adayına destek olacağını müjdeledi ve Eurovision’a katılmayı istediğini söyledi.

Roman, “Daha önce Eurovision’a ülkelerarası polemikler nedeniyle karşıydım ama bu yıl fikrim değişti. Bu yıl herkes hakkıyla kazandı. Hadise de güzel bir performans gösterdi” dedi. Gelecek yıl kendisinin de rol alacağı ikinci bir film için çalışacağını anlatan Roman, yönetmenliğiyle dikkat çeken Mahsun Kırmızıgül’e destek verdi. Roman, “Mahsun, olağanüstü bir iş ortaya koydu. İyi yapan herkese sahip çıkılmalı” ifadelerini kullandı.

Konseri keyifle izleyen AK Parti milletvekilleri Mehmet Emin Tutan ve Ali Koyuncu, AK Parti İl Başkanı Nagip Vardar ve Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Abdullah Karadağ, kuliste ziyaret ettikleri Rafet El Roman’ı tebrik ederek, İznik Çinisi armağan etti.

alıntıdır